Genel

Yine Mi Ağladım?

 

Konuk Yazar: Lale

ağladım

 

Sabahtan beridir ağladım durdum. Daha doğrusu durmadan ağladım. Üzüntümden hüznümden değil, sinirimden ağlıyorum. Okul bittikten sonra memlekette kalmak istemediğim zamanlarda, babam İstanbul’a geri dönmeme izin vermemişti. Oturdum ağladım bir gece sabaha kadar, babam beni alıp karşısına hayatta iki tür insandan nefret ederim dedi. “Birincisi küfreden, ikincisi ağlayan insandan. İkisi de acizdir, yapacak bir şeyi olmadığından ağlar ya da küfreder”. Aslında o zamandan öğrenmem gerekirdi ağlayan bir kadının gözyaşlarını ya kendisi ya da bir hemcinsi önemsiyor, erkeklerin gözünde ağlamak bir acziyet göstergesi. Öyle ama ben gözlerine her seferinde söz dinletemeyenlerdenim. Aslında evlendiğimden bu yana daha fazla ağlar olmamsa işin başka boyutu.

Yıllarca bilmediğim büyük bir şehirde tek başına mücadele etmekten, evden eve semtten semte taşınmaktan yorulduğum bir zamanda karşıma çıkan, delikanlı bir adamla evlenmeye karar verdim. Hem de aniden. En baştan oturup her şeyi konuştuk onunla. Hiç olmadığım kadar şeffaftım, kendimdim; beğenilme çabası gütmedim. Daha nişan yapılır yapılmaz üzerimde bir ağırlık büyümeye başladı. Değişmem isteniyordu benden. Başka bir insana dönüşmem bekleniyordu. Sözde dindar olan, hassasiyetleri olan birisiydi kaşımdaki o ilk zamanlar konuştuğumuzda. Evet namazlarını kaçırmıyordu, ama hiç vicdan azabı çekmeden yalan söylüyordu. Öyle akılsızca yalan söylüyordu ki daha üstünden gün geçmeden yalan söylediği ortaya çıkıyordu. Evlenmeden önce “Eşim ister çalışır, istemezse çalışmaz.” diyen adam, evlendikten sonra beni hemen atanmam için bir dersaneye kaydettirdi. Dersaneye bir gün bile gitmedim ve her gün sorguya çekildim. Dersane işinin olmayacağını idrak edince de yerime kariyer sitelerinde profiller oluşturup benim adıma yazdığı cvlerle yüzlerce başvuru yaptı. İşe gider gibi her gün iş görüşmelerine gitmeye başlamıştım. Önüne gelen herkese iyi derecede yabancı dil bildiğimi ama ufkumun dar olduğunu, çalışmak istemediğimi defalarca anlattı. Hatta eğer garantisi olan bir işe giremezsem çocuk yapmamakla bile tehdit etti. Sınavlar, mülakatlar, yüksek öğrenim görüşmeleri arasında gidip gelirken ne zaman derdimi babama anlatsam kocamı haklı buldu. Kendimi en işe yaramaz hissettiğim zamanlarda mesleğime alnımın teri ile kavuştum. Belki bir şeyler yoluna girer derken sürekli istemediğim kredileri alarak yıllarca kocamın borcunu ödedim de ödedim. Hani o dini hassasiyetleri olan, ortamlarda haktan hukuktan bahseden bu adamlar var ya, özel hayatına girdiğinizde faizin haram olmasını önemsemiyor. Sizi kuzeninizden bile kıskanıp tanımadığı adamlarla gece vakti iş yemeklerine gönderiyor. Sosyal platformlarda yer almanızdan hazzetmezken, elleriyle her yere iş bulabilmeniz için telefon numaranızı dağıtıyor. Sizin adınıza kredi kartları isteyip, gelen kartı reddetiğinizde sizi nankör olmakla suçluyor. Bunun adı belki teknik olarak psiklojik şiddet, ama ben Allah katında bunun “zulüm” olduğunu düşünüyorum. Uzun zaman bu zulmün altında maddi manevi kıvrandım durdum, bir ben bunlara maruz kalıyorum sandım. Oysa etrafta öyle çok kadınlara yapışık yaşayan sözde Müslüman erkek var ki…

Sabrın erdemine inandım onca zaman. Bekledim. İyi olanı, doğru olanı elimden geldiğince ona tebliğ etmeye çalıştım. Allah kulunun omuzlarına kaldıramayacağı yükü yüklemiyor, zulme boyun eğmesine razı olmuyor. Bu yazı benim için bir karar yazısı. Değişmeyeceğim Allah’ın izniyle. Kendi gözyaşımı silip, kaldığım yerden kendi hikayemi yaşamaya devam edeceğim. Ve istersem acziyetimden, istersem hüznümden, istersem mutluluğumdan göz yaşlarımı özgürce akıtabilme hakkımla daha sağlam, daha üretken bir kadın olacağım bundan böyle.

 

 

21 Yorum

  • nebiye
    25 Mayıs 2015 - 10:59 | Permalink

    Ağla kardeşim, ağlamak zulmetmekle kıyaslanamayacak kadar üstün ve güzel bir Meziyet.

    ” İnsan acizdir, muhtaçtır, fazla artistlik yapmamalıdır. “

    • lale
      27 Mayıs 2015 - 23:04 | Permalink

      Ağladım Nebiye, doya doya ağladım. Gözyaşlarım naif kalbimin belirtisi. Gözyaşlarım yaşadığım kırgınlığın şahidi. Dilimde mırıl mırıl dualarım, gözümde damla damla yaşlarım. Bizi böyle kadın yaratan Allah’a hamdolsun.

  • h
    25 Mayıs 2015 - 11:26 | Permalink

    Ağla sevgili Lale. Allah güç kuvvet versin, şefkat etsin sana -ve hepimize-, bireysel ahlakın ve şablonların/etiketlerin örtüşemediği durumlarda, faturayı kendi dışındaki organizmalara yükleme pişkinliğine karşı duruşunda.

  • medine
    25 Mayıs 2015 - 13:27 | Permalink

    Evet lale hanim etrafta bu erkekciklerden milyonlarca var. Allah hepsinin belasini versin… nasil bu hale geldik, nasil boyle bir donusum degisim yasadik bilemiyorumm… sorumluluk nedir bilmeyen simarik asalak ruhlu….. islam anlayisimiz din algimiz erkeklik dusuncemiz aile mefhumumuz insani insan yapan neyimiz varsa…. hepsi yamuk yumuk bi sey..
    Aglayalim beraber aczimizden degil… birseyleri temizlemek icin hayatimizdan aglayalimm…
    Yeni bir ben lazimsa bana , ben de once durup bi guzel aglarim.. sonra benim de hayret ettigim bir ben dogar…
    Insallah siz de yeniden dogarsiniz.. yeniden baslarsiniz…

  • idil
    25 Mayıs 2015 - 13:30 | Permalink

    bu “ağlama” mevzusu o kadar çok karşımıza çıkıyor ki hepimizin… neden ağlama noktasında olduğumuz konuşulmuyor ama, ağlamamamız gerekiyor o kadar. öyle güzel, umutlu, kararlı bitmiş ki yazınız bana da güç verdi gün ortasında.

  • tuba akkul
    25 Mayıs 2015 - 13:49 | Permalink

    Ağlamak bir acziyet değil bir üstünlük… Gözyaşlarımla tutunabiliyorum hayata… Yağmur yağdığında şemsiyem, fırtınada tutunduğum direğim, güçlüklere karşı zırhım oluyor…
    Ağlayamayanlara üzülüyorum. Tüm sıkıntılarını yüreklerinde taşıdıkları için. Benim gibi gözyaşına çevirip vücutlarından tahliye edemedikleri için.
    Ağlamak güzeldir.

  • smnr
    25 Mayıs 2015 - 14:50 | Permalink

    Daha büyük borçlara girmeden, kendini korumaya çalışmanın bir yolunu bul kardeşim. Ayrılmak istediginde seni durdurmak için maddi sınırlarını zorlamak isteyecektir, akıllıca davranmak gerek. Allah yardimcin olsun.

  • korkusuzasker
    25 Mayıs 2015 - 17:43 | Permalink

    şaşkınlığımı nasıl ifade etsem. şaşkınım. erkeklerin yalan söylemesi artık “normal” olmuş ama zorla karısını çalıştırmak inşallah “normal” olmaz. Allah senin hakkında hayırlısını versin.

    müslüman erkeklerin gerçekten yalan söylemesi çok çirkin. şakadan ve espri amaçla başlayan bu yalanlara vücud alışıyor. artık ne sorarsanız sorun size yalan söylemeye başlıyorlar. her şeylerini saklama derdindeler, artık ne işler çeviriyorlarsa. Allah yardım etsin bu erkeklere katlanmak zorunda kalan kadınlara.

    şunu sormak istiyorum, bir kadın, müslümanlık veya herhangi bir dini kaygısı olmayan bir adamla evlendiğinde, bu adam karısını çalışıp kendi ayaklarının üzerinde durmasını söylediğinde ne cevap verir? islamda kadının çalışmama hakkı var, ama islam dışı anlayışta kadının çalışmama hakkı yok mu? bu durumda müslüman olduğumuza şükretmemiz gerek hanımlar.

  • Hatice
    25 Mayıs 2015 - 18:15 | Permalink

    Su anki kariyerimi ve halen odedigim kredi borclarini benzer tabiatli ve daha da kötüsü alkolik ve kumarbaz eski esime borcluyum. Aile mi kariyer mi sorusu ile muhatap olacagimi daha cocukluktan bildigim icin egitimde benim icin meslek edinme ikinci plandaydi.

    Cok sukur sorunsuz bor sekilde bosandulim. Boyle bir adamdan iyi kurtulmuşsun diyeceklerine aile dagitmakla suçlayan insanlara rastliyorum. Dilleri varsa bosanmak haram diyecekler…

    Onlarin kizlari boyle guclu oldurulmak zorunda kalmasin, damatlarini cok sevsinler insallah. Beddua etmiyorum ama hakkimi da helal etmiyorum bu tavirlarindan oturu.

  • 25 Mayıs 2015 - 19:30 | Permalink

    yazıyı okurken içimde azacak o kadar çok yorum biriktirdim ki hiçbiri dökülmüyor parmaklarımdan şu an. Hırslanıyorum kızıyorum kaldıramıyorum ama bir şey değişmiyor. İnsanlar sülük misali yaşamaya, hayatımızı, haklarımızı emmeye devam ediyor. İşin en kötü tarafı bizim sırtımızı dayamamız gereken insanlar yapıyor bunu en çok da. Evlilik için istediğin zaman çık gel diyen kız babalarıyla, her olayda evin içinde biten kaynana ile olmaz diyorlar ya hani sana saygı duymayan ebeveynlerle değil evlilik hiçbir şey olmaz. Allah sabır versin. Eşinizi de tüm bu düşüncedeki insanları da ıslah etsin ki yanlışlarını görüp binlerce kez pişman olsunlar bu ceza onlara kat kat yeter.

  • n.k
    25 Mayıs 2015 - 23:12 | Permalink

    Lale kardeşim yalnız değilsin etrafımız eylem ve söylemleri bir olmayan erkeklerle dolu.evliliğimin ilk günleriydi namaz için otobüs kaçırmıştık kendi kendime kızım ……. Allah’ın izniyle hiçbirşey den korkma bu adamla beraberken herşeysana vız gelir demiştim heyhat ki namaz için otobüs kaçıran koca film için namaz kaçırır olmuştu :((((evliliğin üçlü saç ayağı durumunda olan sevgi saygı ve güven duygusu zamanla yok oldu evlatlarım için katlanıyorum Allah sonumuzu hayretsin ( güven ruh gibidir çıktığı bedene asla geri dönmez)

  • jesus
    26 Mayıs 2015 - 00:45 | Permalink

    lale hanım,

    Umarım allah size daha temiz bir sayfa ve daha kolay bir ömür nasip eder bundan sonrasi için. Eşinize de feraset cahiliklerden arinabilecek bir bilinc

    Ote taraftan ayar veriyorum gibi anlamazsaniz birsey söylemek isterim. “erkekler” , “o adamlar” “dindar erkekler ”
    gibi toptancı bir yaklaşımda bulanmak çok doğru olmasa gerek diye düşünüyorum. Zira bu durum, umudu elimizden alan bir kapıya işaret ediyor bizi çaresiz bırakıyor çoğu zaman.

    Hemen hemen birçok reçel yazisinda olduğu üzre erkek’ten nefret ettirmesek milleti, hatalarımızı görme imkanı sunsaniz bir kadın olarak ve ufak da olsa tevbe kapısı biraksaniz biz erkeklere, çok mu sey istemiş oluruz?

    Saygılarımla, tekrardan teşekkür ederiz bu güzel yazı ve insanca gözyaşları için

    • lale
      27 Mayıs 2015 - 23:11 | Permalink

      Yazımda aslında genelleme yapmadığımı düşünüyorum jesus, dualarınıza hepimiz için yürekten amin diyorum. Aslında dindar erkek genellemesini evlenirken yapmışım ve sırtımı ona yaslamaya kalkışmışım. Dindardır benden kaldıramayacağım işleri beklemez diye düşünüp yanılmışım. İnanın, en güzel karşı cinsimden öğrendim ben genelleme yapmamayı. Tövbe kapısı inşallah kadın erkek hepimiz için açıktır, kıymetini bildirsin Allah.

  • suzi
    26 Mayıs 2015 - 01:31 | Permalink

    Yasadigin seyleri uzaktan anlamak tabi ki zor, Allah kalbini ferahlatsin. Ama su da gercek ki konu evlilik olunce insana mantikli ve olgun tavsiye verebilecek cok az insan var. Allah karsina sana guzel tavsiyeler verecek insanlarla karsilastirsin. Yoksa haricten gazel okumak kolay.

  • Pingback: Yine Mi Ağladım? | Budamedya

  • Maryams
    26 Mayıs 2015 - 14:37 | Permalink

    “Kadinlari Allah tan emanet olarak aldiniz, haklarinda Allah tan korkun!”( hadis)
    ” kadinlariniza guzel muamelede bulunun, onlarla iyi gecinin.”( Ayet)
    Benim bildigim erkegin kendini en aciz hissettigi an kadininin gozunde gozyasi gordugu andir. Yazidaki kisi erkek degil, erkegimsi.. Gercek bir erkekle yasamak dunyanin en huzur verici seyidir oysaki.

  • mutlukız
    29 Mayıs 2015 - 00:42 | Permalink

    ıslamda bı kadın evın gecımınden mesul degıldır kadın calısmak zorunda degıldır ancak ısterse calısabılır soru su olmalı hangı erkek ıslamı yasıyor kı hakkını gozetsın evlenırken mehırını versın ..uzerıne tıtresın hakkını yemesın ve sonra uygun goruyorsan sen bılırsın eger sıkıntı olmayacagını dusunuyorsan uygun yer de varsa calıs desın..ne yazıkkı…
    ancak kadın dunyanın bınbır turlu halı var deyıp calısmalı muhtac olmamalı cunku ne yazıkkı zamanla erkekler pasıf olarak goruyorlar calısmayan kadınları halbukı bı mecburıyetı yok kadının ama bu zamanda mecbur bırakılıyor..
    pekı esının kredı kartları muamelesı nasıl bı durum canımı yaktı acıkcası hatta dedım kı zamanında calıssam ben de esım tarafından aynı duruma maruz bırakılırdım dıye dusundum..
    bence adam gıbı adamla evlenmelı kadına yuk olan degıl destek olanla..soylemesı tabı kolay
    ama taze baslangıclar gıbısı de yok..
    ben aglama dıyorum sana lale ! agla dıyemeyecegım kıyamam cunku hemcınsın olarak demek ıstıyorum kı canına tak etmesını bekleme omur kısa..
    umarım bu durumlardan uzaklasır ve derın bır nefes alırsın..

    tabıkı tum hemcınslerım ıcın boyle dusunuyorum…

    ayrıca sunu soylemek ısterım ıslam mukemmel bı dın ama yasayan ınsan sayısı cok az..munafık a denk gelırsen yasıyor gıbı gozukur ama yasamaz mümın e denk geldıgınde ıse senı dunyanın en mutlu kadını yapar oyle hassastırkı ıncıtemez..o yuzden sahtelerle gerceklerı ayırt edıp..gercekten tanıyabılme yetısı kazanmak lazım…

    ALLAHIN selamı uzerıne olsun

  • nedan
    29 Mayıs 2015 - 22:16 | Permalink

    banka kredisinin kesinlikle helal olmadığına inanan biriyim. şuan üzerime üç kredi var, ödüyorum… batık iki kredi kartımın taksitlenmesi de cabası. evin tüm giderleri ve tüm bu borçları ben ödüyorum. kocam da bana evin reisi olduğunu, ona itaat etmem gerektiğini telkin edip duruyor… 6 yıllık evliliğin bana maliyeti bu malesef. artık resti çektim. tek kuruş borçlanmayacağım. rest çekince beni boşamakla tehdit etti, olur dedim, sustu. lütfen baştan önleminizi alın, bunca borca battıktan sonra rest çeksem kaç yazar… bana bunları açan da 5 vakit namazını camide kılan kocam oldu… maalesef….

  • nedan
    29 Mayıs 2015 - 22:18 | Permalink

    lale yazını okurken çok derinlere daldım… senin için ve kendim ve bizim gibi kadınlar için dua ediyorum. sen çok güçlüsün, bunu iyi ki yazdın! sevgiler

    • lale
      30 Mayıs 2015 - 22:59 | Permalink

      Sevgili nedan, öyle çok kadın var ki bizim gibi. Kadının çalışmaya başlaması her açıdan özgürlük değil ne yazık ki. Bir de sanki bütün o borçları biz yaptımışız gibi gösterilmesi, mağdur rollerine bürünülmesi yok mu insan çileden çıkıyor. Mükafatını Rabbim versin yeter. Bir yerde evleneceğiniz kişilerin namazına dikkat ettiğimiz kadar ahlakına da dikkat edersek daha mutlu olacağımızı okumuştum. Namaz kulun Allaha borcu, ama kulun kulla münasebetinde ahlak büyük ölçüt. İnşallah yaşadıklarımızdan ders alır, en başta kendi ahlakımızı düzeltme gayretinde oluruz. Allah bize bunları yaşananları da ıslah etsin. Ne diyeyim..

  • Merve
    4 Haziran 2015 - 12:38 | Permalink

    Lale hanım merhaba,

    Öyle bir ruh halindeyken yazınız karşıma çıktı ki, güç verdiniz bana. Teşekkür ederim, Allah her zaman yanımızda, bizimle.

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir