Genel

Saklı Çeyiz

Konuk Yazar: Zeynep Doğan

Medusa, Fatma Zeynep Çilek

Uzun zamandır kafamı kurcalayan bir konuydu “çeyiz” meselesi. Benim için bir kavram, olgu, gerçeklik tüm tanımlamalarıyla vardı elbette ama daha çok bir meseleydi. Çocukken anneanneler, teyzeler ellerinde şişler, örgüler, kanaviçelerle birbirleriyle örgü-dantel modeli alışverişi yaparken bahsederlerdi çeyizden. Anlamını tam olarak ne zaman öğrendim hatırlamıyorum ama evililiği kavradığım yaşta değil kuşkusuz. Net hatırladığım şey ise “çeyize konma” deyimi geçtiğinde utanıp sıkılmam ve istemediğimi söylememdi. Yaşımın büyümeye başladığı ergenlik dönemimde ise karşı çıkmıştım bu söylemlere. “Neden erkeklere çeyiz hazırlanmıyor?” du, “Herkes evlenmek zorunda mı?” ydı…

Bu süreçler yaşıtlarımda tam olarak nasıl yaşandı bilmiyorum, bazıları için “çeyiz” büyümenin algılanması yolunda bir adım olarak hoş ve beklenen bir şey olarak karşılandığını duyduğum olmuştu. Ama benim nazarımda çeyiz şu an için sosyolojik bir inceleme konusu. Eşyaya ulaşımın zor olduğu günlerde kızların ilerideki yaşamlarını kolaylaştırmak için başvurulduğuna inandığım “çeyiz hazırlama” bana göre hala iyi niyetli bir gelenek. Günümüzde hem her şeye ulaşmanın kolaylığı hem de modernleşme ile gelen estetik anlayışının değişmesi sebebiyle “çeyiz” de yön değiştirdi. İşte tam bu düşüncelerle dolu olduğum şu zamanda çıktı karşıma Fatma Zeynep Çilek’in “Saklı Çeyiz”* isimli sergisi. Çilek’i “Nişantaşı’nın başörtülü ressamı” diye tanıtmaya çalışan habercilere tüm içten sövgülerimi yolladıktan sonra belirtmeliyim ki kendisini bir arkadaşımın laf arasında bahsetmesinden sonra tanıma fırsatı buldum. Haber sitelerinde ismini artık sıkça gördüğüme mutluyum fakat hala yeterince tanıtıldığını düşünmüyorum. Fatma Zeynep Çilek, Anadolu kültürünü ve klasik sanatları modern sanatla harmanlayarak kendi tarzını oluşturmuş bir sanatçı. Onun resimlerinde şu on yıllardır bahsedilen geleneğin korunarak moderne uyarlanması hayalini, çizgili bir arka plan üzerinde hat sanatı işlemesiyle somut olarak görebilirsiniz.

Çeyiz meselesine gelince onun; çeyizlerin vazgeçilmezi tülbenti, tuvalin parçası olarak kullanması, iğne oyalarıyla çevrili tuvali Mona Lisa ve Medusa resimleriyle birleştirmesi beni en çok etkileyen noktalardı. Sanatsal bağlamda elbette bu konuda konuşulacak çok şey çıkar ama bana göre tüm bunlar küçük çaplı travma sayılabilecek çeyiz “trollenmiş” gibi hissettiğim için vurucuydu. Fark ettim ki “Saklı Çeyiz” bana terapi gibi geldi, benim için “çeyiz meselesi”, sanatta kullanılınca çok güzeldi.

 

*Saklı Çeyiz, Fatma Zeynep Çilek’in 19 Aralık – 29 Ocak 2017, Merkür Galeri

*Görsel: Fatma Zeynep Çilek, Medusa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir