Genel

Reçel Bir Yaşında

 

Yazar: Huri

 

 

2304-coldfear-kadeniz-yayla-kadini-5069-950px

 

 

Reçel bir yaşında.  Bazen eve dönüşlerin bazen yeni başlangıçların, ayı Eylül, bize de yeni bir başlangıç getirmişti geçen yıl.

Güzel ve anlamlı bir tesadüf  ki, bir yılın ardından ben yine Reçel’e hazırlık yaptığım, konularını İstanbul’dan yanımda getirdiğim ilk iki yazımı yazdığım  yerdeyim. Trabzon’da, köyümde. Geçen yıl, Reçel’in ilk heyecanı, ilk sevinci karşılıksız kalmamış, köyümden Reçel’e armağan bir yazı getirmiştim İstanbul’a: Emeğe ve İtibara Dair yazısı.

Reçel ile birlikte burada bulunduğum zaman daha bir anlamlı oluyor benim için. Çünkü genel açıdan  köy, daha özelinde ise dedemden kalan bu küçük köhne köy evi, evin hemen önündeki muazzam bir beceri ve ustalıkla inşa edilmiş paska (babaannem  küçük amcama hamile iken yapılmış, buranın taşlarını o hali ile taşımış ve şu an alt katındaki odada fırsat buldukça okumalarımı yapıp tezimi yazmaya çalışıyorum), meşesinden, fındıklığından, tarlasından, yaylasından, evlerin bir taşına, duvarına varana kadar buralardan gelip geçmiş kadınların ve erkeklerin anlattığı anılar bana mücadelemin nerede başladığını hatırlatıyor ve yeni ve yeniden gösteriyor. Buraya büyük bir tutku ile bağlı olmam ve fırsat buldukça her yaz büyük bir açlıkla buraya koşuyor olmamın bir nedeni de bu sanırım. Böyle bir zamanda burada olmak çok güzel çünkü kendimize ayna tuttuğumuz, tartıştığımız, vuruştuğumuz, çarpıştığımız, kucaklaştığımız bir yılın ardından kaybolmadan, daha da güçlenerek yolculuğumu başlattığım yerdeyim.

Emeğe ve İtibara Dair yazısında Karadenizli kadınlara selam etmiş, emek ve mücadeleden yana  ne öğrendiysem onlardan öğrendiğimi söylemiştim. Şu anda bulunduğum eve gelin olarak gelen kadınlar ve bir zamanlar bu evin kızı olan  kadınların zaman zaman  naif ve güzel, zaman zaman  sancıtan, yaralayan sert ve acı gelin, anne, kaynana, görümce, yenge, elti hikayeleri, bunların birbiri ile ilişkileri ve mekana sinen ruhu, ahırda, evde, tarlada, meşede, tandır başındaki gündelik işleri ve telaşları ile başlatıyorum ben mücadelemi. Elbette ki kendimi de dâhil ediyorum bu hikâyelere. Benim hikâyemde bu evin kızı olmak düştü bana ve burada kızlar hep gidici yani misafir, ikisi birden düşünüldüğünde demek oluyor ki, bir gün gideceksin ve döndüğünde en fazla birkaç günlük yatılı misafir olarak döneceksin. Bunun bir an için benim hikâyem için de geçerli olduğunu düşündüğümde, bu kadar tutku ile bağlandığım, hikayemi başlattığım yere, evime misafir olarak gelmek bir hayli ağır geliyor bana.

Buralarda her şey yerini, evini ve yolunu buluyor. Yaylada dağlara salınan  sürüler ve büyükbaşlar akşam, şayet bir yabani ile karşılaşmamışlarsa, hatasız bir şekilde yollarını bulup evlerine dönüyorlar. Eylül girdiğinden beri duman her gün karşı meşeden köye doğru yol alıyor. İstikametinden hiç sapmıyor.-eylül ve meşe demişken, yazın yeşilliği yerini sonbaharın renklerine bırakıyor yavaş yavaş, sarı, kırmızı ve turuncu tonları eklenmeye başladı yeşilliğe. Görmenizi nasıl isterdim.- Ben bazen kısa bir yürüyüşe çıkıyorum. Meşenin ve fındıklıkların içinden geçen bir yol var. Annem evden her çıkışımda önüme çakal çıkar diye uyarıyor. Beni ayaklarım yine o yola götürüyor. Korkmuyor musun diye soruyor bazen  annem. Korkuyorum ama yine de yürümek istiyorum ve her seferinde sağlam bir şekilde evime dönmüş oluyorum. Şaşıyor halime. Bense annemin kendi doğup büyüdüğü evdense, bu evi nasıl benimsediğine şaşıyorum. Belki de aşk budur bilemem. Belki benim hikâyemde de tutku  ile sarılacak  başka bir köy, yolun sonunda varılacak başka bir ev yazılıdır, bilemem. Ama eğer Rabbülalemin yüreğimden geçenleri dua olarak kabul ederse, ben daha buralardayım. Yüreğim burada atmaya devam  edecek. Reçelle birlikte. Rabbim Reçele, Reçeli reçel yapan herkese, hepimize, hepimizin gönlüne, sözüne buradaki kır çiçeklerinin güzelliğini, toprağımın yeşilliğini, coşkusunu ve cesaretini bahşetsin.

 

 

 

 

 

 

Bir Yorum

  • Pingback: Reçel Bir Yaşında | Budamedya

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir