Genel

Varoluşumun Problemi Neydi?

Konuk Yazar: Nebiye

spectacular-shepard-fairey-obey-woman

Var olmak üzerine her insanın kendi soruları vardır muhakkak. Bir din mensubu olarak var oluşa anlam yüklemek bazen daha kolay görünse de; bir kadın olarak, Adem’in canı sıkıldığı için veya Adem’e oğullar vermek için yaratıldığınızı anlamlandırmak zordur.

Öğretilen bu din toplum nezdinde çoğunlukla kabul görüyor ise hayattaki tercihleriniz sadece sizin seçiminiz olmaktan çıkabilir. Aileniz, arabalarınız, komşularınız, mahalleniz, sadece bir kez gördüğünüz herhangi bir insan, sevdiğiniz insanlar, arkadaşlarınız, hocalarınız, iş arkadaşlarınız, özetle hayatta muhatap olup olmadığınız diğer tüm insanlar varoluş amacınıza göre size muamele ederler. “Ayaklarını üşütme annecim bak sonra kısır kalırsın”dan başlar ve “Allah biz kadınları erkekler için yarattı, biz onlarla denk olamayız cihat edemiyoruz bile” ile biter.

Aklımın eksik olmasını dilediğim zamanlar olmadı değil; çünkü akıl, böyle* bir dine mensup olmamın sebeplerini sorgulamaktan çekinmiyordu. Çünkü aklım adil ve merhametli olduğunu ısrarla söyleyen Allah’ın bir insan cinsini diğerine hizmet ve fedakârlık için yaratacağını kabullenmiyordu.

Dinen eksik olmayı istediğim zamanlar da oldu, çünkü dinim, kayıtsız şartsız itaatin yalnızca kendisine ait olduğunu söyleyen Allah’ın, anne-babaya, kocaya ve Atalar dinine (toplumsal normlara) itaat etmeyi emredeceğini kabullenemiyordu.

Allah doğru söyleyen** ise o halde insanlar yalancı ve hilesi bol olandı. İnsanlar çıkarlarına göre dini yorumlarken, Allah’ın ayetlerinde tutarsızlık yoktu. Yaratıcı “gözünü çevir bak” diyordu yarattığını işaret ederek, “onda (yaratılmış olanda) bir bozukluk bir eksiklik görecek misin”. Öyleyse eksikliğimizi var eden neydi? Yaratılan bozulmuş ve tüm kadın cinsinin kim veya ne tarafından akılları eksiltilmiş olmalıydı?

Allah güç sahiplerini muhakkak imtihan ediyor, peygamberleri bile bundan kaçınamıyor. Zenginden daha çok infak etmesini ister mesela malı olmayana nazaran. Annem ve değerli bir ablam imtihanımın aşağı ve eksik olmayı kabullenmek olduğunu söylediler zaman zaman ama ben Allah’ın bir cinsi böyle lanetlediğine inanamadım. Daha doğrusu bu imtihanda Allah’ı yanlışlayan bir durum vardı, O ayetlerinde daima iki cinsi birlikte aynı imtihanlardan geçirdiğini ifade ediyordu. Elbette bazı farklar vardı ve olmak zorundaydı. Erkekler cihaddan daha çok sorumlu iken kadınlar ise doğurganlıktan sorumluydu.

Peki erkeklerin imtihanı neydi?

Erkekleri fiziksel olarak (çocuk doğurmamanın da etkisiyle) daha güçlü kılan Allah, aynı zenginleri mallarıyla sınadığı gibi erkekleri de güçleri ile sınıyor olamaz mıydı? Erkeklerin bir imtihanı da, doğurganlığa yatkın beden biçimiyle ve biraz da yetiştirilmenin etkisiyle fiziksel olarak zayıf olan kadına hakimiyet ve üstünlük sağlayıp sağlamayacağı meselesi olabilir mi? Allah ayetinde; “kadın ve erkeği birbirine farklı üstünlüklerle yarattığını” söyler, bir başka ayette ise; “üstünlük takvadadır” der insandan söz ederken. Öyleyse erkeklerin üstünlüğü ve mutlak itaat nasıl söz konusu olabiliyordu?

Mesela bir çok dini kitapta duygusallık kadınsal bir durum olarak değerlendirilirken aşağılanır. Oysa Allah Rasulü torununun başını okşamayan, öpüp sevgide bulunmayan bir adama: “Allah sizin kalbinizden merhameti söküp almışsa ben ne yapabilirim” derken aslında erkeksi ve ulvi addedilenden davranışlardan uzak bir tavır çizer. Yani esasında üstünlük ancak Allah’ın işaret ettiği davranış ve hallerdedir. Üstünlüğün sadece bir cinse atfedilmesi âyetlerle çelişmektedir.

Erkekler, kadınları kendilerinin eşiti bir kul ve insan olarak görmedikleri müddetçe imtihandan başarısız olarak çıkacaklar kanımca.

Kendimi yıllarca çok sorguladım, bir çok insanın kabullendiği ölçüde eksikliği ve aşağı cins olmayı kabullenmeyi denedim. Her seferinde fıtratıma aykırı buldum bu düşünceyi, ya Allah’a inanmaktan vazgeçecektim ya da çabucak ölmeyi dileyerek yaşayacaktım. Varoluşumun bu denli problem doğurması beni yıpratıyordu. Tüm bunları anlatmam belki başka kadınlar ve kız çocukları da Allah’ı inkar etmeden bu hengameden çıkış yolu arıyorlardır, belki beraber daha çok soruya cevap buluruz diye. Sorunlu olan dinin kendisi değil, dini tekelleştiren ve erkekler çıkarına yapılan yanlış yorumlardır.

______________________
*İslam dininin kadını yaratılmasından başlayıp ahirette bile fıtratından kaynaklı kötücül (fitne unsuru), eksik ve zayıf bulan yorumu.
**Bkz: Ahzab 4, Al-i İmran 95 vb.

3 Yorum

  • muge
    26 Ocak 2015 - 11:28 | Permalink

    bakara 36 ve taha 121 ayetlerinde, havva ve ademin “ikisinin birden” şeytana aldandigini söyler Allah. zalimin (zalim erkeklerin) tahakkümü bizlerin Kuran bilgisizliginden gelir. Peygamberimiz zamanında cahil kelimesi ilahi gerçeği bilmeyenler için kullanilirdi, bugün de geçerli olduğunu görüyoruz.
    müthiş takva sahibi, imamhatip ve ilahiyat mezunu çok sevdiğim değerli bir ablam laf arasında muhabbeti geçen “kuranda recm yok sonuçta” lafima o kadar sasirdi ki, çünkü kurani defalarca hatmeden bu ablam kuranda recmin olmadigini bilmiyordu. sanirim benim saskinligim ve uzuntum çok daha büyük olmuştur..

  • Ebrar
    2 Şubat 2015 - 21:25 | Permalink

    Beni de sürekli yoran bu düşünceleri dillendirdiğiniz için söyleyebileceğim tek şey: teşekkürler! Ben de zaman zaman acaba inancı mı sorgulasam diye boşluklarla düşerken artık dileğim, gelecekte çok da geç olmadan şu yanlış yönlendirme/yetiştirme tarzının ve bilgisizliğin ortadan kalkması, insanların bir şeylerin farkına varması.

  • meryem
    3 Şubat 2015 - 07:32 | Permalink

    Efendimiz “Dininizin yarisini su humeyracik kadindan ogrenin.”diyerek hz.Aise annemizi isaret etmis ve hz.Fatima yi herkesten farkli gormus soyu da ondan devam etmisken; su anki muslumanlar kadina deger vermiyor diye islam dan vazgecmek olsa olsa seytanin bir oyunudur diye dusunuyorum.
    Allah erkegi kavvam kilmistir. Bu demek degildir ki kadin degersiz ve de ikinci siniftir da ondan boyle olmustur.Allah her iki cinsi de yaratip bizleri bizden daha iyi tanidigina gore kadinin maddesini erkege;erkegin maneviyatini kadina teslim etmistir diyebiliriz.
    cunku bir olus yuceltilirken diger olus alcaltilamaz.ikisinin bir butun olma sebebi de budur.
    erkegin maddedeki kavvamligini reddetmek de bir olusu alcaltmaktir ve ayni zamanda bizim de manevi ve duygu yonumuzu alcaltir.
    geriye gercek bir kadin olamayan disi ve erkek olmayi beceremeyen kadinini ve ailesini degil sahiplenmek olusturmak dahi istemeyen biri kalir.

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir