Genel

“Pembe Erkek”li Fantezi Dünyamıza Hoşgeldiniz

Konuk Yazar: Nebiye

Pembe erkek muhabbetini hala duymadıysanız kaybınız büyük değil. Hemen sosyal medya hesabınızı açın ve basit kelime oyunları, cinsiyetçi tatlış cümleler ile siz de bu sofradan payınıza düşeni doya doya yeyin! Üstelik hangi ideolojiye kapıldığının bir önemi de yok. İster İslamcı, ister Kemalist, istersen solcu ol, ne olursan ol yine gel mesele erkek meselesi beyler!

Kendi cümlenizi kuramıyorsanız aşağıdaki seçenekleri “rt” ederek/paylaşarak da bu kutlu yolun yolcusu olmanız, etrafa gülücükler saçmanız imkanlarımız arasında mevcuttur:

“Pembe Erkek de nedir?Bu çoçuklar PEMBE PANTER istiyor oynamak için sanırım. Bunlara bu tezgahı kim kurdu acaba?”

“Pembe derken inşallah sadece düşünceyi kastetmişlerdir. İşin içine pantolon, kimlik, ve en kötüsü mabat girerse ortalık karışır.”

“Erkeğe binecekler amk”

“Bizimi s*keceksiniz başörtülü bacılar!”

“Aga bunlar fetö cu olabilirler onların istedikleri erkek tipleri de pembe zaten”

“Kızlar babanız da biliyordur inşallah pembe erkek istediğinizi.”

“Bunlara erkek olsun da isterse pembe olsun farketmez.!”

“Bacım pembe erkek dediğin zaten sana bakmaz rahat ol”

İşte böyle ciddi mevzulara hep böyle ciddiyetle yaklaşmışımdır, hayır başka ne yapabiliriz ki zaten. Bu “Pembe erkek” muhabbeti de, pankartı da buralardan geliyor işte.

Özgecan Aslan kendisine tecavüze niyetlenen bir minibüsçü tarafından öldürüldüğü zaman ilk konuşulan şeylerden birisi “Pembe Minibüs/Otobüs” olmuştu. Çünkü Özgecan minibüsle evine dönerken minibüste yalnız kaldığı için tüm bunlar başına gelmiş gibi bir algı yatıyordu insanların zihninde. Bu algı kadın cinayetlerinin cahili olanların algısı olabilirdi ancak, çünkü kadınların tacize, tecavüze uğramak ya da öldürülmek için sınırlı belirli bir alanda anılmalarına gerek yoktu. Kadınlar gece-gündüz ayırt edilmeden, evde, sokakta, otobüste, minibüste fark etmeden tacize, tecavüze, şiddete uğruyor ve öldürülüyorlardı. Böyle bir ülkede bu sorunu basitleştirmenin adı da Pembe Minibüs/Metrobüs olsa gerek ki, sorunun çözümü için akil(!) insanlarca durmadan öne sürülüyordu bu istek. Özgecan A. için gıyabi cenaze namazı kıldığımız eylemde bu konuya dokundurma yapmadan geçemezdik ve bu ciddi isteğe ciddiyetle cevap vermekte beis görmedim ki o cümleyi söyleyiverdim: “Pembe minibüs değil pembe erkek”.

Üzerinden ortalama 2 yıl geçmiş bu fotoğraf bir ajans tarafından, gayet basit bir şekilde servis edilirken birden muhafazakar hesaplarca bir geyik malzemesi haline getirilmiş ki telefonuma “Bu sen misin?”, “Yine gündem olmuşsun! :)”, “Abla, elim ayağım titriyor çok sinirlendim!” şeklinde mesajlar düşmeye başladı. (Kestik)

Pembe taşıt isteyen hemcinslerimi anlamakla birlikte asla hak veremiyorum. Neden? Çünkü ben peçeli kadına “Kokuşmuş ağzını kapatacağına, o güzel gözlerini kapatsaydın keşke” diyen tacizciden “Yolda mini etekli kadın gördüm mü dayanamayıp basıyorum küfrü” diyen tarih hocasına, evinden çocuğu ile alınıp tecavüze uğrayıp katledilen Suriyeli Emani’den, boşanmak istediği eşi tarafından sokak ortasında kurşunlanan Ayşe’ye kadar pembe taşıtların bizi korumayacağına eminim. İstersen evinden çıkma, biri kocanla tartışıp seni evinden alıp tecavüz edip öldürebiliyor. İstersen peçe tak, adam senin tesettürün üzerinden fantezi kurmaya ve tacize devam edebiliyor. İstersen pembe otobüse bin, otobüsü takip edip evine ulaşmadan katledilmemenin bir teminatı yok. Sorun erkek ve kadınların bir arada bulunması sorunu değil, sorun “erkek”lerin kadınlar üzerinde kurdukları hakimiyet ve mülkiyet sorunu! Sorun erkeklerin cinselliklerini kadınları incitecek bir silah olarak kullanmaları sorunu! Kardeşim bu sorun “erkeklik” sorunu! Oralarda bir revize gerekiyor, belki bir format, belki de geri dönüşüm kutusuna atıp faydalı hale gelmesini beklemek gerekiyor bu sürümün.

Fotoğrafımız dolaşımda dedim ya hani, yukarıda size paylaşım için verdiğim cümle örnekleri, kimi Müslüman, kimi solcu, kimi Atatürkçü erkekler (ve yüzde 20 kadınlar) tarafından kurulmuş cümleler idi. Fotoğrafa dair en çok kurulan cümlelerden biri de “Bunların nasıl bir fantezi dünyası var yeaa!” şeklindeydi. Onca baskıya dayanamayarak fantezi dünyamı meraklıları ile paylaşmayı arzu ederim:Ayda onlarca kadının katledilip, istatistik çizgisinin sürekli yukarı çıkmadığı,

-Müslüman hoca sıfatındaki adamların kadınlara had ve yol bildirmediği,

-Devlet yöneticilerinin pervasız sözleriyle kadınları hedef haline getirmediği

-Devletin makbul kadın imajı çizip, dayatmadığı,

-Kadınların ne giydiği fark etmeksizin sözlü/fiziki erkek tacizlerine maruz kalmadığı,

-Kadınların evde, sokakta, taşıtlarda taciz, tecavüz ve öldürülme korkusu yaşamadığı vs. bir fantezim var.

Pembe renk kombininize uymadı ise başka renklerimiz de mevcut. 

Ne dersiniz beyler?

 

3 Yorum

  • Betül
    18 Ekim 2017 - 20:13 | Permalink

    Bu istekler gayet makul ve tabiki de basta bir insan sonra da bir kadin olarak sonuna kadar destekliyorum ama bu isteklee dogrultusunda pembe metrobusun istenmemesini ben anlayamiyorum. Tabiki de bu zihniyet degismedigi surece pembe metrobus kadin cinayetlerini azaltacak degil ama karma bir sekilde erkeklerle yolculuk yapmak gercekten cok zor, bunu tum erkeklerin potansiyel tacizci yahut kalabalik yolculukediyorsak tacizi haketmisiz babinda soylemiyorum, buyuksehirlerde toplutasimalarda insan yogunlugu fazla olur ve bu yogunlukta ister istemez insanlar birbirine temas eder, eger kadin-erkek ayri yolculuk secenegi olursa eminim bir cok erkek de sadece erkeklerle yolculuk yapmayi tercih edecektir. O yuzden sirf zihniyeti degistirmeyecek diye pembe metrobus bi ulasim cozumunu yoksaymayi yersiz buluyorum

  • Tekir
    5 Kasım 2017 - 11:20 | Permalink

    Sırf zihniyeti değiştirmemek değil; pembe metrobüs ve kamusal alandaki her türlü cinsiyete dayalı ayrım, ayrımcı ve tahakkümcü zihniyeti besleyecek. Karşı çıkış bundan ötürü. Daha zorlaşan, kadın olarak bulunduğumuz her alanı erkeklrden alıkoyuyormuşuz gibi karşılanıp her şeyin müstehak görüleceği yarınların öngörüsüdür karşı çıkışın kökü, gövdesi, bğyüklüğü.

    Erkeklerle yan yana durmak zor, ama giderek daha zorlaşmamalı. Kolaylaşması için o erkekler, toplumsal koşullanmalarını değiştirmeli. Bir erkeğe sırf “şiddet görürüm” korkusuyla taciz amaçlı yanaşmıyorsa, o sebep saygıya evrilmeli. Böylece bit kadına da sırf kendi istedi diye yanaşamayacağını bilmeli.

    Pembe metrobüs, pembeye boyanmamış her yerde kendi isteklerini gerçekleştirebileceğini söylemenin devlet diliyle gerçekleştirilmesidir.

    Devlet, kadına ve erkeğe saygılı bir toplum şekillendirmekle sorumludur.

  • Tekir
    5 Kasım 2017 - 11:27 | Permalink

    Pembe metrobüs ve kamusal alandaki her türlü cinsiyete dayalı ayrım, ayrımcı ve tahakkümcü zihniyeti değiştirmemekle kalmaz, tm aksine besler.
    Kadın olarak bulunduğumuz alanlarda erkekleri rahatlıktan alıkoyuyormuşuz gibi karşılanmamız, bize her şeyin müstehak görüleceği öngörüsüdür bu karşı çıkışın kökü, gövdesi, büyüklüğünün sebebi.

    Erkeklerle yan yana durmak zor, ama giderek daha da zorlaşmamalı. İnsan varlığının bütünselliğini kazanabilmesi ve kadınlar ve erkeklerin hayatı rahatça paylaşması için erkekler, toplumsal koşullanmalarını değiştirmeli. Bir erkek bir diğer erkeğe sırf “şiddet görürüm” korkusuyla taciz amaçlı yanaş-a-mıyorsa, o sebep saygıya evrilmeli. Böylece o erkek bir kadına da sırf kendi istedi diye yanaşamayacağını içsel değerleri yoluyla bilebilmeli.

    Pembe metrobüs, erkeklere pembeye boyanmamış her yerde kendi isteklerini gerçekleştirebileceklerini söylemenin devlet diliyle gerçekleştirilmesidir.

    Oysa kendi kuruğumuz ve kendi elimizle, vergimizle, saygımızla var ettiğimiz devlet, hem kadına ve hem de erkeğe saygılı bir toplum şekillendirmekle sorumludur.

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir