Genel

Kız Kurularının Direnişi

Yazar: Huri

kız kurusu 3

“Kız çocuğu yetiştirmek zordur. Kız çocuğunun koruması kollaması zordur.” Burada sözü geçen dertten muzdarip insanoğlu, bu dertle başa çıkabilmek için epey bir kafa yormuş olsa gerek, hali hazırda yormaya da devam etmektedir. Bu çabanın sonunda dâhiyane bir fikir bulmuş ve bu kızların başına bir erkek kardeş ya da ağabey musallat etmiştir. Kızın aldığı nefesten, içtiği sudan haberdar olmak suretiyle onu koruma altına alan ağabey sayesinde canım kızların aşktan yana elleri bağırlarında kalır zaman zaman ya da hep diken üstünde üç buçuk atarak geçirirler en güzel zamanlarını. Neyse ki felek hep zalimden yana olmaz. Gün gelir, devran döner. Bu kızların da söyleyecek sözü, sıkacak yumruğu vardır elbet. Her ne kadar bu ağabeyin yaptıklarından dolayı evde kalıp kurudukları zannedilse de, bir direnişin baş aktörleridir onlar. Bazen pencere önünde gelen geçene göz süzerek, bazen saç baş kavganın içinde isyan bayrağını dalgalandırırlar. Biyolojik yaşları ne olursa olsun kalpleri hep yirmili yaşlarda atar. Kâh kavgayla, kâh yalan dolanla (vebali sebep olanın boynuna) ağabeylerinin etraflarına çizdiği o daracık çemberin dışına çıkmaya azmederler ve çoğunlukla başarırlar. Söz buraya gelmişken bu kızların hissiyatlarına tercüman olan üç Yeşilçam karakterine selam çakmak boynumuzun borcu. Kim mi bunlar? Hepimizin pek yakından tanıdığı, Çiçek Abbas filminde Ayşen Gruda’nın canlandırdığı Şükriye, Postacı filminde Fatma Girik’in hayat verdiği Sevtap ve nihayet Ah Nerede Vah Nerede filminde Adile Naşit’in oynadığı Huriye…
Şükriye o bütün ahlak ve namus kurallarını kendisine gelince yok sayan ve bunların hepsini kabak gibi Şükriye’nin başında patlatan bir ağabeyin elinden çekmektedir. Ne var ki Şükriye kavgadan geri durmaz. “Dışarı çıkmayacaksın lan” diyerek nefes alma, yemek ve tuvalet dışında bütün yaşamsal faaliyetleri yasaklayan ağabeye karşılık “çıkıcam işte, çıkıcam, ooohhhh çıkıcam, herkesle fingirdersin beni evlere tıkarsın “ diye meydan okuyacak ve akabinde “duyun komşular duyyuuuun, bunun yüzünden evde kaldım duyuuun” diye haykıracak kadar cesurdur kendisi.

kız kurusu 1

En nihayetinde Ceyar kılıklı ağabeyi yüzünden kavuşamayan âşıklara,yani Çiçek Abbas ve Nazlı’ya yardım ederek intikamını alır ve kendisi de sevdiği adamı kaçırarak direnişe başka bir boyut kazandırır.

kuru1 kuru2

Sevtap’a gelince o da gaddar ağabeyi yüzünden aşka susamıştır. Ama sevdiği adamla evlenme konusunda en az Şükriye kadar inatçıdır. İşi güzellikle halledemeyince çareyi Adem’e kaçmakta bulur. Ağabeyi kendisini eve götürmek için Adem’in kapısına dayandığında ise isyan bayrağını iyice çeker ve pencereye çıkıp haykırır: “Abi boşuna nefes tüketmeyin. Ben çocuk değilim anladınız mı? Bütün mahalle duysun Adem’i seviyoruuum”. Eee hep erkekler içip içip sokaklarda “seviyoruuum uleeen” diye nara atacak değil ya. Helal olsun Sevtap’a.

kız kurusu 2

Saydığımız üç karakterden en renkli olanı ise Huriye.

kız kurusu 3

Yaşam sevinci hiç sönmemiş, cıvıl cıvıl, kuş olup yuvadan uçacağı günü hasretle ve hararetle beklemekte. Bekliyor dediysek, boş oturmuyor. Üstelik Tuzsuz Deli Bekir timsali mahallenin kabadayısı ağabeyine rağmen hâlâ ümidi var. Onun deyimi ile kendisini “damızlık hindi gibi kafese sokan, pencereden bile baktırmayan” ağabeyinin tüm yasaklarına ve hırçınlığına karşı hiç korkmadan balkonda şarkılar söyler, mahallenin erkeklerini balkonun altında toplar. Ağabeyine yakalandığında “tövbe abicim, bir daha yok abicim” dese de, Huriye tövbe tutmaz. Aşıklarına şarkılarla mesaj vermeye devam eder. “Ah gece gelme gündüz gel /Tenhalarda menhalarda buluşalım vay vay.” Filmin sonunda, Huriye’nin kuşu onu nikah masasında bırakarak uçup gitse de, Huriye muhtemelen aşktan yana umudunu yitirmemiştir.

kız kurusu 4

Velhasıl oralarda, buralarda; uzaklarda, yakınlarda günlerini pencere gerilerinde, kapı önlerinde çekirdek çitleyip çeyiz hazırlayarak; fırsat buldukça Ceyar kılıklı ağabeylerine direnen kız kurularına selam olsun.

3 Yorum

  • ebru
    6 Ocak 2015 - 01:04 | Permalink

    Bu blogu çok sevdim. Özellikle de bu yazıyı. Çok teşekkürler, elinize sağlık.

  • Kübra
    7 Mart 2016 - 12:34 | Permalink

    Yazının amacı ne anlamadım. Diğerlerine tamam anlıyorum her ne kadar direniş diye romantize etmesem de, ama en son örneğiniz niye orda? Şarkılar söyleyip aşıklarını evin altına toplamak mı bize örnek göstediğiniz?

    • Reçel Blog
      7 Mart 2016 - 17:13 | Permalink

      yazının amacı ne bir hikayeyi ya da hikayenin karakterini romantize etmek ne de rol model anlamında örneklik sunmaktır. Gündeliğin içinde zaten var olan ve buradan ekrana yansımış hikayelere dair tabiri caizse popüler olarak kabul edilebilecek bir dille bir başka anlatı oluşturmaktır.

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir