Genel

Bir Hatırla(n)ma Mekanı Olarak Yeni Valide Külliyesi

Konuk Yazar: Nur Kıpçak

Resim 1: Yeni Cami

4 Ağustos. Vefatının sene-i devriyesi Turhan Sultan’ın. Harem-i Hümayun’un birçok kadını gibi saraya cariye olarak getirilen; on iki yaşındayken Kösem Sultan’ın hizmetine verilen; eşi Sultan İbrahim’in ölümü üzerine 1648’de valide sultan olan Hatice Turhan, otuz yılı aşkın bir süre hüküm sürdükten sonra 4 Ağustos 1683’te öldü. Ölümünden sonra Silahdarı Fındıklı Mehmed Ağa şöyle yazdı: “Devlet’in direği gitti.”

Hükümranlığı boyunca kamusal mimarinin en güçlü hamisi oldu Turhan Sultan. Çanakkale Boğazı’nı savunmak için Kumkale ve Seddülbahir kalelerinin imarını başlattı; Trakya, Balkanlar ve Grit topraklarında muhtelif vakıflar yaptırdı; ticaretin göbeği Eminönü’nde Yeni Valide Cami, Mısır Çarşısı, Hünkar Kasrı, Sıbyan Mektebi ve büyük bir sebilhaneden oluşan Yeni Valide Külliyesi’ni, günümüzde bilinen adıyla Yeni Cami’yi inşa etti.

Yeni Cami: İktidarın Görünürlüğü

Onu halk arasında görünür kılan en büyük eseridir Yeni Cami. Hem ticaret akışının denetimine yardımcı olacaktı bu cami, hem de İslam dinine bağlılığının delili. Yeni Cami ile bir yandan seleflerinin tarihine meydan okuyor diğer yandan da tarihe iz bırakıyordu. Söz gelimi Safiye Sultan’ın valide sultanlığı döneminde temelleri atılan, ancak masrafları hazineye yük olup yolsuzluk iddialarıyla inşası durdurulan camiyi, yazıtlar vesilesiyle İslam fetihlerinin sembolü haline getirip yeniden inşa etti. Böylece, Safiye Sultan’ın zulmünün bir göstergesi olan cami, Turhan Sultan’ın adaletinin, dindarlığının ve iktidarının yansıması oldu. Turhan Sultan, hem kamusal alanda hatırlanmak, hem siyasal meşruiyetini pekiştirmek, hem de diğer kadınlara yardım edebilmek için Yeni Cami’yi bıraktı tarihe. Saltanatının cömert bir tezahürü olarak.

Hünkar Kasrı: İktidarın Gözü

Turhan Sultan’ın iktidarını görünür kılmakla kalmaz Yeni Cami. Aynı zamanda onun şehri görmesine ve denetlemesine olanak sağlar, haremde kalması icap eden kadın sultanın kamusal alana erişimine. Cami’nin bitişiğindeki Hünkar Kasrı’nın bütün şehri tek bakışta görme olanağı sunması, tesadüf değildir. Bu olanak, Turhan Sultan’ın bir kadın olarak fiziksel erişiminin kısıtlandığı yerlere, görsel şekilde erişmesini sağlar: Turhan Sultan, külliyesine geldiğinde fiziksel olarak erişebildiği yerler, Hünkar Kasrı ve camideki hünkar mahfiliyle sınırlı olabilir, ancak Hünkar Kasrı’ndan, liman girişi, gümrük binaları ve Mısır Çarşısı da dahil olmak üzere, etraftaki bütün stratejik noktaları görebiliyordu. Hünkar Kasrı’nı odak noktası alan külliyenin mimari planı, Turhan Sultan’ın, haremin sınırlarını aşmak için geliştirdiği politik bir manevradır. Hasılı Turhan Sultan, Yeni Valide Külliyesi ile kendisini tebaya görünür kılarken, aynı zamanda tebayı gören bir saltanat bakışı meydana getirir.

***

Ne yazık ki kültürel bir miras olarak Yeni Valide Külliye’si özgün haliyle korunmadı. 1941 yılında İstanbul Belediyesi, Mısır Çarşısı’yla Yeni Cami arasında yol açarak Külliye’nin dağılmasına neden oldu. Dahası, Turhan Sultan’ın Hünkar Kasrı’ndan Cami’ye geçişini sağlayan geçit kapatılarak Cami ve Kasrın birleşik dokusu zedelendi. Ama hatırasının bu tahrifi, onun hatırlanmasına engel değil. 4 Ağustos. Vefatının sene-i devriyesi Turhan Sultan’ın. Ruhu şad olsun.

Not: Bir okuma önerisi olarak bu yazının da kaynağı olan eser; Lucienne Thys-Şenocak, Osmanlı İmparatorluğu’nda Kadın Baniler: Hatice Turhan Sultan, Çev. Ayla Ortaç, İstanbul, Kitapyayınevi.

 

Resim 2: Hünkar Kasrı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir