Genel

Siz Camide Yenisiniz Galiba?

Konuk Yazar: hülya

Kadınlar Camilerde isimli, kadınların camilere erişim sorunlarını mesele eden kampanya grubu geçtiğimiz hafta Fatih Camii’nde bu meseleleri konuşmak üzere bir buluşma düzenledi. Buluşmanın uluslararası bir TV kanalında haber yapılmasıyla sosyal medyanın yangın yerine dönüşmesi bir oldu. Neden? Çünkü kanalın mikrofon uzattığı genç kadın erkeklerle birlikte okuyup çalışabiliyorken camiye gelince direk arka safa atılıyorum demiş. Erkeklerle aynı yerde namaz kılmak istemek de ne demekmiş?

Şimdi bu tepkiyle ilgili sorulabilecek aklı başında sorular var: Mesela 6 dakikalık bir haberden bu tek cümleyi seçip çıkarmakta ne tür bir iyi niyet aramalıyız? Haberin geri kalanında bahsedilen kadınlara ayrılan ibadethane ve abdesthanelerin fiziki koşullarının uygunsuzluğu, cemaatin bir parçası olamama, camiye girerken suçlu gibi hissetme, camide kötü muamele ile karşılaşma gibi meselelerle birleştirince zaten söylenmek istenen açık değil mi? Diyelim ki açık değil, o genç kızın söylediklerini dahi zahmet edip sonuna kadar dinleyemediniz mi? Öyleyse ben sizi zahmetten kurtarıp tekrar buraya alıntılayayım:

“Tamam biz şimdi beraber çalışabiliyoruz, beraber okuyabiliyoruz fakat camiye geldiğimizde direkt arka safta kalıyoruz. Ben arkadaşımla aynı sırada oturup ders çalışabiliyorken camiye geldiğim anda bu durum değişiyor. YA BEN GEREKLİ YER BULAMIYORUM, CAMİNİN ATMOSFERİNDEN YARARLANAMIYORUM. ONUN YAŞADIĞI CEMAAT ATMOSFERİNİ BEN YAŞAYAMIYORUM.”

Yani bu genç kızın dert ettiği şey -aslında tam da haberin geri kalanında parmak basılan meselelerle paralel olarak- camiye erişim eşitsizliği sorun. Tıpkı -günümüzde hala daha var olan fakat yavaş yavaş çözülen- eğitime ve iş yaşamına erişim eşitsizliği sorunları gibi. Fakat bu büyük harfle alıntıladığım cümleleri Twitter trollerinin yaygara kopardığı tweetlerde göremezsiniz, çünkü o zaman buradan ekmek yiyemezlerdi. Onun için kesip kırpıp camiye erkek görmeye gelen bir genç kız profili çizmek, “erkeklerle yan yana namaz kılmak istiyorlar” diye yaygara koparmak gerekirdi.

Dediğim gibi olayı böyle ayrıntılarıyla, aklı başında bir şekilde konuşabiliriz. Yine ayetlerden, hadislerden, içtihatlardan yola çıkarak tartışabiliriz. Ama aklı başında insanlara… Twitter trollerine gelince, onlar her aklı başında insanın doğal olarak yaptığı parçaları birleştirmek, bütüne göre yargılamak gibi zihinsel emek gerektiren süreçlere girişmezler. O yüzden onlara “Burada anlatılanı anlamak çok mu zor?” diye sormanın anlamı olmaz.

Fakat, şahsen benim merakıma yenik düşüp, sormadan edemeyeceğim bir soru var:

“Kuzum, siz camide yeni misiniz?”

Bunu neden mi merak ediyorum? Trol tayfası son olarak Şehzadebaşı Camii’nde oturup sohbet eden bir grubun görüntüsünü yaygınlaştırmış. Fotoğrafın Kadınlar Camilerde Kampanyası ile alakası yok. Ama bu ikisini birleştirip sanki dini ifsad etmek için bir hareket başlatılmış gibi sunmuşlar ve bununla da kalmayıp yetkilileri göreve çağırmışlar. (Polis! Ambulans! Camide kadın var!)

Siz de aynı şeyi merak etmediniz mi? Camide kadın erkek aynı halka içinde sohbet yapıyor diye tutuşan bu troller acaba hayatlarında ilk kez mi cami görmüş?

Ben İstanbul’da yaşayan biri olarak İstanbul camilerinde aynı değilse de benzer manzaraları kaç defa görmüşümdür. Bazen yabancı bir turist grubu olur, genelde böyle halka şeklinde otururlar. Rehberleri onlara cami hakkında bilgi verir. Ya da bu bilgilendirme İslam hakkındadır. (Bu çalışmaları yapanlara Allah razı olsun diyeceğine küfredene ne denir bilinmez.)

 

Süleymaniye Camii’nde yabancı turistlere İslami bilgilendirme

Süleymaniye Camii bahçesinde yabancı turistler ile iftar etkinliği

Bazen de yerli grupları aynı şekilde görürsünüz. Bunlar bazen başka şehirlerden gelmiş turistlerdir. Genelde İslami tur organizasyonları ile gelirler. Yine aynı şekilde cami hakkında bilgi alırlar. Bazen de buna bir sohbet halkası eşlik eder. Ben bir örneğini Bursa Ulu Cami’de görmüştüm. Elimde fotoğrafı yok ama internetten bulduğum benzer fotoğrafları sizin için aşağıya ekledim.

 

İnternetten alınmış bir İmam Hatip gezisi görseli. Haberde şöyle diyor: “Gençlere Allah’ın ‘’Yeryüzünde dolaşın; Allah’ın yaratmaya nasıl başladığını bir görün.’’ (Ankebut/20) ayeti gereğince yeryüzünün yaratılışını görmek amacıyla gezi düzenlendi.”

 

İnternetten alınmış bir anaokulu gezisi görseli. 1-7 Ekim Camiler Haftası dolayısıyla yapılmış.

Bununla birlikte camilerde kadınlarla erkeklerin yan yana geldiğini görmem sadece turistler bağlamında değildir. Örneğin kimi büyük İstanbul camilerinin avlusunda teravih düzeni şöyledir. Kare şeklindeki avlunun sağ ve sol kenarlarındaki alanlara hasırlar serilir ve bunlardan biri kadınlara diğeri erkeklere ayrılır. Yani kadınlar ve erkeklerin kısımları ayrı fakat eşit hizada olur. (Bunun uygulanmadığı kimi camilerde camiden, erkek cemaatten, imamdan ve hoparlörlerden uzak noktalara yerleştirilen kadınların imamın sesini duyamadığı, erkek cemaati de göremediğinden hareketlerine uyamadığı için teravihi yarıda kesip camiyi terk etmek zorunda kaldığı çoktur.)

Kimi zaman da, özellikle Kadir Gecesi gibi insanların camiye akın ettiği gecelerden biri ise, caminin yaptığı ayarlamalar yetersiz kalır. İnsanlar nerede seccadesini serecek bir küçük boşluk bulursa oraya yerleşir. Tıpkı Kabe’de olduğu gibi. Çünkü herkes o anın maneviyatından istifade etmek için oradadır. Herkes içine dönmüştür. Kime yanındakine bakmaz.

Elimde benim gittiğim camilerden fotoğraf yok fakat yine internetten derledim.

 

Konya’da Sultan Selim Camii önündeki meydanda Kadir Gecesi dolayısıyla 60 bin kişilik teravih namazı.

Ramazan’da hepimizin alışık olduğu bu durum başka şekillerde de tezahür edebilir. Namaza annesi ile gitmiş bir oğlan ya da babası ile gitmiş bir kız pek ala kendi cinsiyetine ait olmayan safta görülebilir. Çamlıca Camii’nde kılınan ilk sabah namazı haberinin fotoğrafları arasında gördüğüm belli ki babasıyla camiye gelmiş kız fotoğrafı da buna bir örnek.

Çamlıca Camii’nde ilk sabah namazı. Kadın safı fotoğrafa göre solda, erkek safı sağda olacak şekilde dikey bölme uygulanmış. Yine de insanlar dışarı taşmış.

Çamlıca Camii’nde ilk sabah namazına tahminen babası ile gelmiş bir kız erkekler safında durmuş. Kimse sorun ediyor gibi görünmüyor.

 

Selimiye Camii’nde Kadir Gecesi teravih namazına muhtemelen annesi ile gelmiş bir oğlan. Yine kimse sorun etmiyor.

 

Eyüp Sultan Camii’nin kadınlar kısmında sabah namazına oğulları ile gelmiş bir kadın namaz kılarken.

Buradan camide kadın erkek sadece kalabalık zamanlarda yan yana gelir sonucu çıkmasın. Bazen de tam tersi olur, bomboş bir camide bunun örneğini görürsünüz. Örneğin benim ailem birlikte dışarıda iken namaz için bir camiye girdiklerinde dağılıp ayrı kısımlara gitmezler. Birlikte cemaat oluştururlar. Yalnızca iki kişi dahi olsalar bu böyledir. Çünkü hadiste de söylendiği gibi iki ve daha fazlası cemaattir ve cemaatle kılınan namaz tek başına kılınandan 27 kat fazla sevaptır.

Bu sadece bir aile etkinliği de değildir. Aynı şekilde yanımızda misafirlerimiz, arkadaşlarımız, başka aileler varken de böyle namaza durduğumuz olmuştur. Yine başka camilerde başka kadınlı erkekli grupları da aynı şekilde birbirlerine imamlık yapıp cemaat olarak namaz kılarken görmüşümdür.

Ailem camide cemaat olup namaz kılarken

Fatih Camii’nde Arap bir aile cemaat oluşturup namaz kılarken.

Turistlerden, sohbet gruplarından, Ramazan kalabalığından, ailelerden, çocuklardan bahsettik. Ama camiye giden biri bundan da fazlasını görür. Özellikle erken saatlerde camideyseniz ve henüz vakit namazı kalabalığı ortalıkta yoksa camiye gelenler maneviyatı hissedebilmek için caminin bir köşesine yerleşir, dua eder, Kuran okur, iki rekat nafile ya da kaza namaz kılar. Zaten ortada henüz ne imam vardır ne cemaat. Dolayısıyla herkes kendi başınadır. Ortalıkta muhtemelen koşturan çocuklar vardır. Çünkü kimse onları durdurmaya çalışmaz, kimse kimseye karışmaz. O zaman da şöyle görüntüler oluşur:

Yukarıda anlattığım sahneye benzeyen internetten alınmış temsili bir cami fotoğrafı.

 

Mihrimah Sultan Camii’nde kendi köşesine çekilmiş ibadet eden insanlar ve koşan çocuklar.

Yine başka bir gün Mihrimah Sultan Camii’nde kendi köşesine çekilmiş ibadet eden insanlar

Konya’da Mevlana türbesinin içindeki mescitte namaz kılan, dua eden insanlar.

 

Aslında yazıyı bu kadar uzatmam ve sizi fotoğraflara boğmam gereksiz. Çünkü camiye giden biriyseniz tüm bunları zaten bilirsiniz ve yadırgamazsınız. Size böyle tane tane anlatmama hiç gerek yoktur. Peki öyleyse ortalığı yaygaraya veren bu Twitter trolleri neden bilmez? Neden bu kadar şaşırır? Yaşadıkları yerdeki cami tüm bu örneklerden çok mu farklıdır? Hep aynı camiye mi giderler? Camiye girerken kafaları hep önde olduğu için tüm bunları fark mı etmemişlerdir?

Yoksa kendileri camiye pek uğramadığından henüz bu sıradan durumları fark edememişler midir? Doğrusu bana bu ihtimal gerçek dışı gelmez. Neden derseniz, amacım tanımadığım kimseyi itham etmek değil. Ama şöyle de basit bir gerçeklik var.

Kadınlar Camilerde Kampanyası Fatih Camii’nde iki defa toplandı. Her iki defa sonrasında da sosyal medyada benzer şekilde trollüğe maruz kaldı, saldırıya uğradı. Peki ya camide? Evet camide laf atan biri iki amca varmış. Hatta biri güvenliğe şikayet etmiş kadınların orada olmasını da güvenlik ciddiye almamış. Bilmem kaç yüz kişilik erkek cemaati arasından sadece 2 amca! Geri kalan yüzlerce kişi oralı bile olmamış. Cemaatten hiç kimse Twitter trollerinin saldırdığı gibi o kadınlara saldırmamış. Bilin bakalım neden? Çünkü belli ki Twitter trolleri camide değilmiş.

Sevgili sosyal medya trolleri! Madem siz camide yenisiniz, bırakın camilerin onca yıl çilesini çekmiş emektarları mikrofonu eline alsın. Siz klavye başındasınız, kadınlar camide! Bırakın camiyi içeriden gözlemleyen ve tecrübe edenler olarak onlar sorunları dillendirsin, çözüm arasın. Belki siz de klavye başından kalkıp o camilere bir gün uğradığınızda bu kadınların çabasıyla değişen, güzelleşen, adilleşen caminin keyfini sürerken bir “Allah razı olsun”u eksik etmezsiniz.

Bir Yorum

  • emine
    9 Nisan 2018 - 12:28 | Permalink

    Kadınlar camilerde ile amaçlanılanın aksine, meseleyi gündelik hayatın dışına çeken yorumları yine gündelik hayatın gerçekliklerine çağıran bir yazı olmuş. Çok teşekkürler.

  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir