Genel

Darısı Başına Season is Coming!

Konuk Yazar: Fatma Ş.

 

Ekran Resmi 2016-02-03 11.12.40

Senin yaşın geçiyor artık.
Evde kaldın kız sen de!
E hadi artık sıra sende.
Yok mu bir şey ?
Darısı başına

Her gün kaç tane kız bu şiddete maruz kalıyor acaba? Evet bunun adı artık şiddet! Mahalle baskısı, akraba baskısı, konu komşu, ana baba baskısını çoktan geçti. Düğün sezonları bitmek bilmeyen çilenin başlangıcı. Aman bir yakınınız evlenmeye görsün ardı arkası kesilmeyen temenniler ve sorular baş gösteriyor hemen. Fakat biz bıktık artık! Darısı başınadan da bıktık, sıranın bize gelmiş olduğunu hatırlatmanızdan da. Yok mu bir şey, diye sorduğunuzda “Yok!” demekten de bıktık. Evet bizim yaşımız geçti, hatta evde kaldık!

Siz sadece evlenecek olan çiftlerin mi stresli olduğunu düşüyorsunuz? Hayır. Asıl stres ortamdaki “yaşı sınırda olan bekar”da gizli. Az sonra maruz kalacağı bakışların ve soruların stresi altında ezim ezim eziliyor zavallı. Korku filmi gibi. Her seferinde “hayırlısı” demekten gına gelmiş olan bekar, bu sefer susma hakkını kullanmak istese o da olmuyor. Hemen arkasından “Amin desene kız” diye lafı yapıştırıyorlar. Amin, demek zorundasın çünkü. Yoksa evde kalırsın falan maazallah. Teyze, abla, yenge, kardeş artık her neyse… Sanane ya, sanane?

Biz çok bıktık! “Biz”, çünkü bu durumda olan bir çok kişi var. Hayatında evlenme fikrine yer olan her bekar, muhakkak bir gün doğru kişiyi bulduğunda o yola girmeyi düşünüyordur. Fakat parasını verip pazardan salatalık, domates alıyormuş gibi her gördüğü bekarın suratına o klişe soruları indiren ahali can sıkmıyor, cinnet geçirtiyor artık. Senin kızın ya da oğlun evlendi diye ben de evlenmek zorunda mıyım? Demek ki ben doğru kişiyi hala bulamamışım. Olmamış, uymamış, uygun düşmemiş. Üstelik sen bana bu soruları sorunca ben doğru cevabı da bulamayacağım. O yüzden o lanet olası çeneni kapat ve altınını takmaya devam et dostum!

Hele aile içinde sizden daha küçük biri evleniyorsa burada film kopuyor, gerilim artıyor ve IMBD’den 9 puan almaya aday oluyor. Sizi öyle bir hale sokuyorlar ki, kıskanıyorsunuz efendim. Evet, çünkü siz evde kaldınız! Kısır yemekten kafaya giden kablolar yanmış telaş yapmayın.

Evlilik hakkında yorum yapacak yetiye de sahip değilsinizdir. Çünkü siz bekarsınız bi kere! “Ay sanki bi kaç kere evlendin?” cümlesini duyduğunuz an “Senin evli olduğun bir dünyada ben bekar kalmak istiyorum” diyebilseydik keşke. Ama işte olmuyor, sonuçta annen gözlerini dikmiş bakıyor.

Evliliğin manasını bilmeyen, koca buldumcu tiplerin “e hadi artık sende” demeleri yok mu bir de? Canım ya kocişinle mutluluklar diliyorum sana gölge etme başka ihsan istemem.

Bütün bunlar çok canımı sıkıyor. Fakat boğazıma yapışan bir durum var ki o daha beter. Potansiyel bekar olup, her yerde bir başka bekar ile eşleştirilmek. Üstelik alakalı, alakasız. Acaba alnımda “Kim olursa olsun, yeter ki erkek olsun” falan mı yazıyor? Alçak gönüllü olmak bazen karşı tarafta gereksiz özgüven yaratabiliyormuş onu anladım.

Dini hassasiyeti olan ve İslam’ın gerektirdiği ölçülerde evlenmek isteyen kızın dramına hiç girmiyorum, onunki tam bir felaket. Çakma modernist akrabaların çözüm önerileri dudak uçuklatır cinsten.

Bazen evlensem de kurtulsam diyorum. “Darısı başına”dan, imalı bakışlardan, hayırlısı demekten hepsinden kurtulsam. Şöyle içten bir “Oh be!” çekerim artık.

Lütfen bütün iyi dileklerinizi ve temennilerinizi alıp yanımızdan uzaklaşın! Bu işler nasip, kısmet.

 

5 Yorum

  • murat
    3 Şubat 2016 - 12:37 | Permalink

    Lanet etmek caiz değil.

  • EVural
    4 Şubat 2016 - 00:22 | Permalink

    Darısı başına ekibi kültürel hayatta ve tabi ki iş hayatında etkili yerlere sahip olmadığı için onlardan kaçınmak insana hiçbir şey kaybettirmiyor. Görmüyorum, görüşmüyorum, konuşmuyorum, bulunduklarını tahmin ettiğim yerlere yaklaşmıyorum bile ve henüz bir eksikliğini hissetmedim. Kafam rahat. Tavsiye ederim :)

  • Humeyra
    17 Şubat 2016 - 23:02 | Permalink

    Evlenmek de yeterli degil onlara cevap vermek, evlilik hakkinda yorum yapabilmek icin. Daha yeni evlisin sen ne anlarsin’cilar da var. Istedigin kadar evlilik egitimi almis ol ya da saglikli bir evlilik nasil onun cabasini ver onlar hep dogru(!). Bir de evlendikten sonra cocuk baskisi yapani mi dersin cocuk olduktan sonra annenin stresi yetmezmis gibi daha fazla strese sokacak sorular sorani mi ararsin.. En iyisi uzak kalmak mumkunse iletisim kurmamak hicbir sekilde. Akrabaysa da bunlar gerektiginde agzinin payini verecek cevaplar vermek gerekiyor ki bir daha oyle seyler soyleyemesinler. Ne kaybederiz ki?

  • feraye
    23 Şubat 2016 - 01:12 | Permalink

    Bu sene bu sezon erken geldi sanki venüs dünyaya mı yaklaştı nedir:) Bu durumlardaki iç sesimi çok güzel ifade eden bir yazı olmuş, eğlenerek okudum teşekkürler.. Lanet etmek caiz değil doğru, ama insanların hayat enerjisini sömürmek de kul hakkı değil mi.. Coelho nun da dediği gibi “en kusursuz cinayet, birinin yaşama sevincini öldürmektir” bence.. Konu farketmez insanlar başkalarının hayatını didiklemekten vazgeçsin ve kendi işine baksın dünya çok daha güzel bir yer olacak ama hayat bunu bekleyemeyeceğimiz kadar kısa, öyleyse bu durumdan muzdarip olan tüm hemcinslerime tavsiyem gülümseyip mekanı terketmeleri yahut başka bir şeyle ilgilenmeye başlamalarıdır.. böylece içlerinden ‘bu kıza gelen gelmiş heralde’ diyip uzatmıyorlar :)

  • İbuprofen
    8 Mart 2016 - 22:31 | Permalink

    En acısı da dişinizle tırnağınızla didinip tırmandığınız kariyeriniz yüzünden değil hep ‘ay evde kaldı bu ondandır sinir’ yorumcuları.Her bir kelimesini iç sesimi dinlermiş gibi okudum,keşke kamu spotu olsa yazı öyle çok sevdim.

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir