Genel

Cinsel İstismara Evlilik Yolu mu Açılıyor?

screenshot-2016-11-18-20-53-35

Konuk Yazar: Nebiye Arı

Dün gece mecliste tartışılan ve bugün onaylanan önerge hepimizi beyninden vurulmuşa çevirdi. Yine de oturdum bir şeyler yazmadan önce epey düşündüm üzerine. Öncelikle tartışmaya konu önergeyi görelim ;

“(2) Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zamanaşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkıdaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir”

Yanlış bilmiyorsam kişilerin kendi iradeleri ile evlenme yaşı şuan asgari 18 yaş, 17 yaşını dolduran çocuklar ailesinin onayı ile 16 yaşındakiler ise olağan üstü durumlarda özel sebeplerle falan(mahkeme kararı ile) evlenebiliyor. Yani bu durumda önerge 16 yaşından küçüklerin cinsel istismarı için geçerli oluyor ve gördüğüm kadarıyla da bir alt sınır yok bu yaş meselesinde. 

Ak Parti önergeyi şu sebeplerle geçirdiğini söylüyor:

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: “Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkânı getirilmemiştir. Bunun aksini iddia edenler, konuyu bilerek ve isteyerek çarpıtanlardır. Cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyenler (tecavüzcüler), bu düzenlemeden yararlanamaz. Düzenleme; cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir sebeple birlikte olanları, yani tecavüzcüleri kesinlikle kapsamamaktadır. Düzenleme; sadece evlenmiş; ama yaş şartı nedeniyle nikâh yapamamış olanların, resmî nikâhla evlenmeleri halinde uygulanacaktır. Düzenleme; sadece dışarıdaki kadının, içerdeki kocanın, bu evlilikten doğmuş çocukların ve ailelerin mağduriyetini gidermeye yöneliktir.”

Benim için sorulacak sorular, yapılacak itirazlar ilk aşamada şunlar oluyor: 

-Kendi yasalarında zaten 16 yaşından küçük çocukların evlenmesi yasakken ve sen onları reşit olarak herhangi bir sebeple muhatap görmezken; 16 yaşında küçük bir çocuğun verdiği evlilik kararı nasıl olur da gerçek bir nikâh akdi olarak sayılır ve bundan doğan mağduriyetler olduğunu söyleyerek cezalandırmada affa gidersin?

Bu durum çocuk istismarını ve (zorla veya rızası ile) evlenen/evlendirilen çocuk sayısını kat be kat arttıracaktır. (geçmişe dönük bir karar olsa da böyle bir yasadan haberdar olan ve affı ümit ederek hareket edecek bir kitleyi elbette etkileyecektir. )

– Gerçekleşen istismarda çocuğun iradeyi sakatlayan bir nedenle istismara uğrayıp uğramadığı nasıl tespit edilecek? Çünkü yaşı gereği cinsel ilişki kurulması yasak olan bir çocukla ilişkiye giren veya onunla evlenen ve zamanında yaş sebebiyle resmi nikâh yapamayan diyor. Üzerinden yıllar geçtikten, hatta çocukları olduktan sonra iradeyi etkileyip etkilemediğini nasıl ölçeceksiniz tam olarak?

Olaya Türkiye’de tecavüze uğrayan kız çocuğun evlendirilmesi açısından bakalım. Kız çocuğu tecavüze uğrar ve yakınları tarafından (yoğun ısrarla veya zorla) evlenmeye ikna edilebilir ve yıllar sonra alışır buna kabullenir filan. E zaten yaşı küçük olduğu için mantıklı karar vermesi ya da kendi başına karar vermesi söz konusu olamayabilir. Böyle bir durumda bu affın çıkarılması da eskiden evlenmek isteği ile yapılan tecavüzleri getiriyor hatırımıza.

Şimdi Başbakan çıkıp “yasaları bilmiyorlar küçük yaşta evleniyorlar, biz bunları mağduriyetini gidermeye çalışıyoruz” diyebiliyor. Hâlbuki yasaları bilmeyen birisi neden resmi nikâh başvurusu yapmak yerine sadece imam nikâhı yapıp yaşı gelene kadar bekliyor? Bu aftan sonra aynı şekilde bilmemek veya yıllar sonra ailesi(!) dağılmak mağduriyetleri ile hükümete başvuranlar eli boş mu çevrilecek?

– Diğer bir veçheden: Oldu ki rızaları dâhilinde 16 yaş altı iki çocuk ilişkiye girdiler, resmi olarak hiçbir şekilde reşit sayılmayan bu çocuklar için sağlıklı ve mantıklı bir karar verme ihtimali olduğunu düşündüren nedir? Eğer ki 16 yaş altı çocuklar için bir mağduriyet yaşanıyorsa o yaştakilere uygun cezai düzenlemeler konu hakkında çalışmaları olan gerekli sivil toplum kuruluşlarının fikirleri de alınarak düzenlemeler yapılabilir. Ama bu şekilde değil! 

Söz konusu cinsel istismarda bir tarafın yaşı 16 ‘dan daha aşağı olarak belirli iken diğer tarafın yaşına dair bir belirleme olmadığı için bu 40 yaşındaki adamın da bir çocuğu evliliğe ikna ederek(!) ve ya zorlayarak bu işten cezasız şekilde yırtmış olacağı anlamına gelebiliyor. 

Bazıları İslam fıkhı sebebiyle evlilik yaşını buluğ çağına yani regl olma yaşına indiriyor, oradan da reşit olduğu hükmüne varıyor ama  evlilik için aranılması gereken rüşt çağı eski fıkıh içtihatlarına göre belirlenemez diye düşünüyorum. Bu yöntem bir mağduriyeti gidermek yerine o yaşta evlenen/evlenmiş olan kız çocuklarında zarara sebep olacağından yasanın kendisi mağduriyet üretecektir. Bu hatadan biran önce vazgeçilmesi Türkiye’de yaşayan kız ve erkek çocukları için en iyisi olacaktır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir