Genel

Arkadaşım Ol Souad Sabah

 

 

Konuk Yazar: Sema Güçlü

 

Arkadaşım ol.

Arkadaşım ol.

Arkadaş olabilsek ne güzel olur

Çünkü her kadın bazen bir arkadaş omzuna muhtaçtır

Ve işiteceği güzel bir söze muhtaçtır

Kelimelerden yapılmış sıcak bir çadıra.

Arkadaş olabilsek ne güzel olur

Öpücük fırtınasına muhtaç değil.

Neden arkadaşım

Küçük şeyleri önemsemiyorsun?

Neden?

Neden kadınları hoşnut edecek şeyleri önemsemiyorsun?

***

Arkadaşım ol.

Arkadaşım ol.

Bazen seninle çimlerde yürümeye muhtacım

Seninle bazen şiir okumak istiyorum

Ve senden şiir dinlemek beni mutlu eder.

Niçin sen ey Doğulu niçin şeklimi önemsiyorsun?

Ve niçin gözümdeki sürmeyi görüyorsun da aklımı görmüyorsun?

Ben de tıpkı toprak gibi benimle sohbet edilmesine muhtacım.

Neden sadece bileğimdeki bileziği görüyorsun?

Niçin sende Şehriyar’dan bir şeyler kaldı?

***

Arkadaşım ol.

Arkadaşım ol.

Bu durumda erkekliğini eksiltecek bir şey yok

Ne var ki Doğulu erkek kahramanlık rolünden başka bir role razı olmuyor

Kahramanlık yarışına benzer roller…

Niçin basit şeyleri karmaşıklaştırıyorsun?

Ve neden

Aşık olmadığın halde aşık olduğunu iddia ediyorsun?

Kesinlikle yeryüzündeki tüm kadınlar zeki ve derin bir sese ihtiyaç duyar

Bir piyanonun ya da bir kitabın yanıbaşında uyumaya ..

Niçin kültürel yönü ihmal ediyorsun?

Niçin elbisemin detayları zihnini meşgul ediyor?

***

Arkadaşım ol.

Arkadaşım ol.

Beni büyük bir aşkla sevmeni beklemiyorum

Hayır hayır bana lüks yatlar almanı istemiyorum

Köşkler yaptırmanı da..

Hayır, bana Fransız parfümleri almanı da istemiyorum

Ya da bana mehtabı getirmeni

Bunlar beni mutlu etmiyor.

Küçük şeyler ilgimi çekiyor

Küçük şeylerle eğleniyorum

Arzum.. Saatlerce yürümek. Saatlerce seninle yürümek

Yağmurun sesini dinleyerek..

Arzum, telefonda sesini duymak

Hüzünlü ve kederliyken…

Anın sıkıntısından ağlıyorken..

Biraz huzura ihtiyacım var

Aşk hikayelerinden yoruldum, ayrılık haberlerinden de..

Ve bu çağdan..

Kadını mermer bir heykel sayan bu çağdan usandım.

Karşılaştığımızda konuş benimle

Neden Doğulu erkek bir kadınla karşılaştığında bir çift kelam etmeyi unutuyor?

Ve neden Doğulu erkekler kadını sadece ağızları sulandıran bir tatlı ya da minik bir güvercin yavrusu olarak görüyor?

Neden seviştikten hemen sonra..

Sonra uyku… [1]

سعاد الصباح / Souad Sabah    

Çeviri: Sema Güçlü

 

Yukarıdaki satırlar Kuveytli şair, insan hakları aktivisti Souad Sabah’a ait. Şairin şiirleri ve hikâyesi bizi Kuveytli kadınların mücadelesine götürüyor. Bu mücadele, ülkesinin bağımsızlık tarihiyle eş zamanlı. Yaklaşık kırk dört yıl boyunca Kuveytli kadınlar, diğer ülkelerdeki kadınların parlamentoda eşit temsiliyet konusunda kazandıkları mücadelenin çok gerisinde, oy kullanabilmek için mücadele verirler. Kadınlar her defasında siyasi erk tarafından kendilerine vaat edilen oy kullanma hakkının verilmemesi nedeniyle bu hakkı elde edebilmek için iş bırakma eylemleri, çok sayıda gösteri yaparlar. Üstelik bazı gösteriler oldukça çatışmalı geçer. Ellerinde “Kadınların tek hakkı evleriyle sınırlıdır!” (لا لحقوق المرأة وحقوق المرأة في بيتها”) pankartları taşıyanlara inat mücadelelerini zafere eriştirir bu kadınlar. Elbette bu zafer uzun uğraşlar gerektirmiştir. Nihayet “2005’te kadınlara oy kullanma hakkı verilir.” Demeyeceğim; çünkü onlar en temel haklarını söke söke alırlar. Elbette Souad Sabah da bu haklı mücadelenin neticesini yani parlementodan ilân anını en ön sıralarda izler. (Görseldeki fotoğraf o anlara aittir.)

Souad Sabah’ın hikâyesi, başta Kuveyt olmak üzere tüm Körfez ülkeleri kadınları için bir kırılma noktasıdır. Al Jazeera’nin kendisi ile yaptığı bir röportajda Souad Sabah ilk şiirlerini on üç yaşında yazdığını belirtir. Sabah, 1961’de kadınların sırf kadın oldukları için oy kullanamadıkları o topraklarda on beşi aşkın şiir kitabının ilkini kendi adıyla çıkarır. Bu başarı, Körfez ülkesi kadınları için bir ilktir. Sabah’ın öncülük ettiği bir diğer husus ise, yine o coğrafyada doktora yapan ilk kadın olmasıdır. Sabah cinsiyetçi ve baskıcı politikalara karşı nefretle dolmaz; tam tersine şiddeti değil, kelimeleri kuşanmayı tercih eder. Fakat üretkenlğinden politik tavrından asla vazgeçmeyerek… Şiir kitaplarının yanı sıra yayımlattığı makaleler, akademik çalışmalarla sınırlandırmaz kendisini; bu dünya için, kendi ülkesi için aktivist yönünü de her daim besler. Örneğin 1983’te Arap İnsan Hakları Organizasyonu’nu kurar. Souad Sabah, tam anlamıyla Aksu Bora’nın “Kadınların başkalarının hikayeleri içerisinde alt izlek olmak yerine kadınların kendi hikayelerini yazabilmeleri, bugünün ve yarının şekillendirilmesinde son derece önemlidir.” dediği kadınlardan. Çünkü Bora’ya göre kadınlar “Ancak bunu yapabildiklerinde birbirlerini anlayabilirler, ancak o zaman hikayenin kahramanı, öznesi haline gelebilirler.“ (Bora, 2008, s. 67).

Bora’nın değindiği yerden devam etmek gerekirse farklı coğrafyadan kadınların paylaşımlarının, üretimlerinin, kişiselin politikliğini hatırlatan hikayelerinin coğrafyaları aşacağı ve bizi birbirimize yakınlaştıracağı kanaatindeyim. Her çeviri yeni bir metindir dense yeridir. Ben de bu sebeple Sabah’ın şiirine sadık kalmaya çalıştım. Beni cesaretlendiren husus Arapça feminist mücadele geleneğine ve literatürüne -coğrafi ve kültürel yakınlığımıza rağmen –mesafeli habersizliğimiz ve habersiz mesafemiz. Görebildiğim kadarıyla şimdiye kadar Souad Sabah’ın şiirleri ya da yazıları Türkçe’ye çevrilmedi. Ben de bu Souad Sabah örnekliğinden Arap feminist geleneğine ilgisizliğimizi hatırlatmaya çalıştım. Aşağıya da Souad Sabah’ın şiirini okuduğu programın linkini bırakıyorum:

Souad Sabah – Arkadaşım Ol

_________________________________________________________________________

  1. http://nvdatabase.swarthmore.edu/content/kuwaiti-women-struggle-suffrage-blue-revolution-2002-2005
  2. http://www.arabtimesonline.com/news/grande-dame-kuwaiti-culture-dr-suad-al-sabah/ 
  3. Bora, A. (2011). Ortadoğu’da Kadın Hareketleri: Farklı Yollar, Farklı Stratejiler. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakülte Dergisi, o (39), 55-69.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir