Genel

Alyans

Konuk Yazar: Hatice

Aslında yazıya alyansın kısa tarihçesini filan yazarak girmeyi düşünüyordum ama herkesin küçük bir Google aramasıyla ulaşabilecekleri bilgileri buraya kopyala yapıştır yapmayı gereksiz gördüm. Direkt konuya girerek bu yazıyı neden yazdığımı anlatayım. Alyansın felsefesini yapmak da yazıyı okuyanlara kalsın.

Sanal alemin nimetlerinden biri kız arkadaşlarla bir araya gelip herkesin kendi mutfağından kendisine servis ettiği çayı kahvesi eşliğinde meşrebine göre, dedikodu, siyasi gündem, magazin, özel meseleleri konuşabildiği, günün sonunda da diğer kadın toplantılarından farklı olarak yıkanacak bulaşık sadece kendi bardağın fincanın olduğu platformlar olması.
Ne büyük konfor değil mi? Üstelik zaman kısıtlaması da yok, sohbete istediğin saatte dahil olabiliyorsun.

İşte günlerden bir gün yine böyle bir grupta, toplumun evlenmemiş kadınlar üzerindeki baskısı üzerine konuşuyorduk. Bu baskının yarattığı gerilimin nasıl sinir bozucu olduğunu filan…

Derken evlenmeyi geç yaşta tercih etmiş bir arkadaş:

 

“Geç yaşına kadar bekâr yaşamış biri olarak, evli olmak ve olmamak nedir, çok iyi biliyorum. Hatta parmağınızda alyansın olması ya da olmamasının ne demek olduğunu da. Alyans takmak istedim o toplumsal korunma için ama ‘aaa zavallı evliliğe özeniyor’, derler diye çekinmiştim. Şimdi bile tekken alyansı unutmamaya çalışıyorum. Aklıma gelmişken, alyansı kalın seviyordum, kalın aldım, bir arkadaş gördüğünde ‘Ayy evlenmeyi bu kadar çok istiyordun demek ki!’ diye bir yorumla tebrik etmişti.”

 

Konu bir kere açıldı mı herkesin anlatacak bir hikayesi vardı:

 

Benim de hiç alyansım olmamıştı. Bi yüzüğüm vardı onu da neredeyse hiç parmağından çıkarmıyordum. Geçen sene bir kere çıkardım. Bir erkek arkadaş ‘zaten alyans takmıyorsun yüzüğünü de çıkarmışsın. Hayırdır, ayrıldın mı?’ diye sordu. O kadar şaşırdım ki günlerce etkisinden çıkamadım. İlk işim eşimden alyans istemek oldu. 25 sene sonra alyans takmaya başladım.” diye devam etti öğretmen olan arkadaşımız: “İnsanların parmaklarına bakmak gibi bir huyum yoktu, biraz da böyle gelişti”

 

“Ben hiç yüzük takmıyorum takamıyorum” dedi biri kısa ve net!

 

“Ben de yıllardır takmıyordum. Çocuklar doğduktan sonra aldığım kilolardan alyans olmazdı. Ne kerametse bu konuyu da en çok kayınvalide sorun eder olur olmadık yerde alyans takmadığım için beni azarlamaya kalkardı ki oğlu hiç takmazdı.”

 

Hımm! İlginç değil mi kayınvalidelerin rolü?

 

“Ben boşanmaya karar verme sürecinde çıkarmıştım alyansı. Ve eşim bir sene sonra ben söyleyen kadar fark etmemişti bile. Etrafımdan kimse de fark etmedi.”

 

Bu da ilginç!

 

“Boşandıktan sonra işe başladığım ilk zamanlar (daha önce hiç çalışmadığım ya da örgün okumadığım  için erkeklerle muhatap olmamıştım) değil ama erkeklerle muhatap olmaya başlayınca da yüzükleri ters çeviriyordum Alyans gibi görünsün diye.”

Otuz sekiz yaşında boşandım.” diyor bir başka arkadaşım: “O zaman alyansımı çıkardım bi daha hiç takmadım, kocaman yüzükler takardım ama şimdi onları da takmıyorum üşeniyorum.”

 

Burada söze ben giriyorum. Eşinden ayrı yaşayan bir kadın olarak onunla birlikteyken alyans takmayı umursamazken (çünkü kilo almıştım parmağıma olmuyordu filan), sivil toplumda çalışmaya başlayınca, kadın meselesinde yaptığım çıkışların sonunda, “Kocasından ayrı o yüzden feminik!” fiskoslarına muhatap oldum. Bu nedenle kamusal alana çıkacaksam parmağımda bir yüzük olmasına dikkat ediyordum, şimdi de yakınlarda kaybettiğim bir büyüğümün alyansını, hatırasını saygıdan takıyorum, alyansın içinde bir kadının (yengemin) adı yazıyor.

 

Sonra aklıma bulunduğum şehirde bir panele katılmak üzere gelen yazar arkadaşımla yaşadığım anı geldi. Onu almak için terminale gitmiştim yolda, çantasından ipe dizilmiş minik boncuklardan yapılmış yüzük gibi bişey çıkartmış parmağına takmaya çalışıyordu: “Yüzüksüz dışarı çıkmamaya dikkat ediyorum, çantamda da genelde bulunur bir yüzük bu sefer bu varmış” dedi. Fikirleriyle toplumda tanınan bir kadın bile baskıdan kurtulamıyordu. Şöyle açıkladı o arkadaşım bunun nedenini:

 

Yazdığın her hikayeyi başından geçti olarak gören sayısız insan var öncellikle. Kadın meselesiyle ilgili yazdığın şeyleri kişiselleştirmemeleri için ihtimam gösterirdim takmaya. Emek mücadelesi vermek için patron tarafından sömürülen işci olmanı beklemiyor hiç kimse ama kadın mücadelesi vereceksen evli mutlu çocuklu olman imkansızmış gibi geliyor bir kısım insana.”

 

Neyse, bizim toplantıdaki arkadaşlardan devam edelim:

 

“Kocam için yüzük çok önemli. Bir defa kaybettim bir hafta sonra buldum. O bir haftada nerdeyse boşanıyorduk. O derece yani :) Benim hiç takasım yok, sık sık evde unutuyorum. Unuttuğumu görse bir saat söyleniyor… Yüzük önemli vesselam.”

 

Genç bir arkadaş:

 

“Ben yıllardır yüzük takmıyorum ama her yere oğlumla beraber gittiğim için onu doğal yüzük olarak değerlendiriyor toplum buna ne diyorsunuz ablalar?”

Ablalardan biri: “Evet ya çocuklar küçükken öyle oluyor.”

Bir diğeri: “Buralarda çocuk bi anlam ifade etmiyor. Uçakta adamın biri bana fena asılmıştı. Kucağımda bebeğim  vardı. Adam beni otele davet etti. O kadar yani.

 

Argo konuşan biri olarak “yuh öküz” nidası çıktı ağzımdan. ( ayh yine türcü küfür, dilime biber sürmeli)

 

“Benim yüzüğüm yedinci yılımızda göle düştü. Dalıp aradılar ama bulunmadı. Sonra her evlilik yıldönümünde  yüzük istedim almadı. Uğursuzluk sayıyordum. 9 yıl yüzük bekledim. Sonra boşandım”.

 

“Peki erkeklerin yüzük takıp takmamasına ne diyosunuz, eşleriniz takıyor mu hanımlar?”

 

İşte kaçınılmaz an! Dönüp dolaşıp erkeklere gelmişti konu yine.

 

“Benimki yüzüğünü asla çıkarmaz. Bana da her fırsatta kendini örnek gösterir”

 

“Benimki ilk başta takmaya çalıstı ama o da takamıyor orada burada unutuyor dedim ben hem takmıyorum hem kafaya da takmıyorum uğraşma ”

 

“Alyans takmayı severdim ben. Kocam da hiç çıkarmazdı. Boşandıktan sonra alyans taksaydım tekrar evlenmiş dedikodusu çıkardı. Yani boşandığım duyulduktan sonra alyans takmak daha büyük sıkıntı olurdu benim için. “

 

“Biz evlendiğimizde pek radikaldik ya… Yüzük filan takmadık, gelinlik vs. de. İşte ben bir yıldır takıyorum o da çıkarmaya üşendiğimden artık. Kocam hiç takmadı. Hatta alyans isteyince o ne diye sormuştu yüzükle ilişkimiz bu boyutta yani”

 

“Abla çok iyi anlıyorum. Annemle babam da eve koltuk alana kadar 10 sene geçmiş. Siz öyle bi dönemsiniz valla.”

 

Yeni nişanlanmış olan biri:

 

 “Ya o değil de taze nişanlı olarak çok erken konuşuyorum belki ama bir güven veriyor alyans. Bunun aynısından takan birisi var hissi veriyor.”

 

Aptal aşık evresi:))


Evlenmek üzeri olan diğer bi arkadaş:

 

“Birbirinin eşi olan antik motifli yüzük almayı düşündük, ama öyle şeyler çok pahalı parmağımızda servet taşıyamayız, hem ne lüzüm var böyle şeylere deyip yüzükten vaz geçtik.”

 

Çok genç yaşda evlenen biri de:

“Yüzük almıştık en başta, ama takmadık ikimizde sonradan. Bir sebebi de yok. Sadece anlam yüklememişiz demek ki hiçbir fikrim yok :) Ama saklıyoruz yine de, sevdiğimiz bir obje olarak duruyor. Onun yerine kolyemiz vardı bi ara beraber takıyorduk. Bir arkadaşım var, evlenirken parmaklarına dövme yaptırmışlar. çok tatlı olmuş desen gibi birşey. o da bir fikir. Ama tabi sürekli duruyor bu sefer de dövme olunca.”

 

Ya bu sohbet tam Reçellik yazı oldu yazayım ben bunu.

Yaz valla.!

Yazdım.

 

*80 yaşındaki annemi üç saat mesafedeki komşu şehirde oturan kızkardeşime göndermek için otobüse bindirirken bana dönüp “yüzüğünü ver yolda parmağım boş kalmasın” demesi var ki belki de bu yazıyı yazdıran asıl neden bu!

80 yaşında bir kadına 3 saatlik otobüs yolculuğunda kendini güvende hissettirmeyen ve parmağında ki yüzükle “ sahipli” olduğunu göstermek zorunda hissettiren  erkek egemen bu düzen!

**Sizde kendi alyans hikayelerinizi yorumlara yazın, merak ediyorum kimbilir ne ilginç olaylar yaşanmıştır alyans etrafında.

16 Yorum

  • Asude
    18 Aralık 2017 - 13:20 | Permalink

    Ilk alyansim gümüşten di. Hem gümüşü sevdiğimden hem daha uygun olduğundan onu tercih etmiştim evlenirken. Beyaz altına da benizyor du kimse bisey demezdi. Yıllar sonra kayboldu. Altın alyans alalım dedik artık. Fiyatlar uçuk geldiği için hep erteledim. Boşanırken sadece yokluğuna içerledim şöyle suratına fırlata bileceğim bir yüzük yok diye. Boşanma psikolojisi mi dir nedir ilk zamanlar herkes ellime bakıyor ve boşandığımi düşünüyor dur diye düşünürdüm. Bir arkadaşın yorum ilgincdi yanlız olduğunu söyleme konu komşuya hatta kendine bir alyans al demişti. Ne alyans aldim ne kim der diye baktım. Alıştım boşanmış olmaya. Bekarım ve iki evlâdım var diyorum soran olursa

  • buralara yaz günü kar yağıyor cnm
    18 Aralık 2017 - 15:50 | Permalink

    eşimle aramızda hiç mevzu olmadı bu. ikimiz de takmayı seviyoruz ama takmaktan vazgeçersek de sorun olmaz. yüzükle ilgili yaşadığım tek mevzu eşimin teyzesiyle zaman zaman kendini tekrar ediyor. ben tektaş yüzüğü tek başına takmayı seviyorum. nişanlıyken de bir gün sadece tektaşı takıp eşimin ailesiyle görüştük. teyzesi hemen laf soktu: ALYANSIN NERDE!! ben böyle kullanıyorum dedim. bir sene sonra yine bir düğüne giderken tektaşı sağ elime tek başına taktım (tuvalet taharet mevzuları yüzünden evlendikten sonra da sağ elimde yüzüğüm). teyzesi bu sefer de: SEN DE BUGÜN NİŞANLI KIZ GİBİSİN! deyiverdi. ya sen bildiğin gibi alyansınla tektaşını yan yana takmaya devam et. bana ne karışıyorsun diyemedim tabii ki. ama bir gün diyeceğim.

    ha unutmadan. bir gün eşim bayramda şu taşlı erkek yüzüklerinden taktı alyansının yerine. teyzesi ona da laf etti. neymiş farklı yüzük de takılsa alyans takılacakmış. hoff

  • Cebge
    18 Aralık 2017 - 16:37 | Permalink

    Yaş 30,iş güç sahibi insanım.Haftada en az birkaç kez aaaa parmaklar boş ayyy yaş kaçtı bulamadın mı birini neyse hayırlısı ile devam eden konuşmalara maruz kalıyorum.Bu yüzden ara ara takıyorum hemcinslerimin baskısından ve erkeklerin gözünde anında yenge makamına geçip rahat rahat konuşabilmek için.Yazık.

  • özge
    18 Aralık 2017 - 18:04 | Permalink

    Alyans bize çok anlamlı gelmemişti, zaten minibüste, sokakta insanların ne söyleyeceğini pek umursayacak yapıda da değildik. Nedenini hatırlamıyorum, el örgüsü bilekliklerden geçirmiştik bileğimize, sonra da her geçen 5-6 senede birer yeni bileklik aldık, ekledik gezip gördüğümüz yerlerden (kimisi de kayboldu gitti). Soranlara şaka olsun diye ‘bizim alyanslar da bunlar’ diyorduk. Zamanla ufak yeğenimden de duymaya başladım soruyu, ‘Benim alyansım yok muydu? Neden yoktu?’. Bileklikleri göstermek onda da ise yarıyordu. ‘Onların alyansı renkli renkli iplerden’ diye anlatıyordu kendi arkadaşlarına. Hala da öyledir, tüm geniş ailemiz, dostlar ve çocuklar alıştı ve sevdiler hatta.

  • Hatice
    18 Aralık 2017 - 19:50 | Permalink

    Evlendiğimizde eşim bu yüzük işlerine çok ilgisizdi o yüzden bir ay sonra bir kuyumcuya girip dümdüz bir alyans almıştım kendime, neden ihtiyaç duydum da aldım, bu ayrı bir soru. 4 yıldır evliyiz kendisi asla alyans takmamış olan ve güya bunu umursamayan eşim geçenlerde yurtdışına giderken “ben yokken yüzüğünü çıkarma” diye tembihledi. Hayır zaten çıkarmıyorum da, evli olduğumuz sürede ne değişti de eşim bunu deme ihtiyacı hissetti, gerçekten merak ediyorum.

  • Herhangi biri işte
    18 Aralık 2017 - 20:27 | Permalink

    Alyans üzerine konuşmak için evli mi olmalı insan?
    Ben mesela nedeninden emin değilim ama alyans gördüğümde hüzünleniyorum işte o kadar

  • arzu
    18 Aralık 2017 - 22:09 | Permalink

    9 sene evvel gümüş bir yüzük almıştı hala duruyor.4 sene once nişan yüzüğü aldık beraber hevesle.nişanlandıktan 2 ay sonra tektaş almıştı şımarma diye geç aldım diyip elime vermişti.evlendik cep telefonu faturamı ödemediği için bozdurdum.haberi bile olmadı.o hiç yüzük takmıyordu bana yaranana kadar seni sevmiycem diyip takmadı o arada beni aldatmış.sonra düzeldik ben kendime yeni alyans ve tektaş aldım.sonra o yüzüğünü takmaya başladı.ve beni aldattığını öğrendim.boşanma arifesinde evimim elektriğini kestirdi.alyansını evde unutmuş.o alyansı bozdurup elektriğimi açtırdım.kendi alyans ve tektaşımı satıp bozulan sağlıgıma harcadım.şimdi 9 sene evvelki gümüş yüzüklerimiz duruyor sadece.birbirimizi severken aldığımız hatıralar sadece sevgimiz bitince aldığımız madenlerin hepsi gitti
    Alyansın hayatımda hiçbir anlamı kalmadı.ve herkes inatla aldatıldığını herkese söyleme diyor.sebep?
    Aldatıldım yarı yolda bırakıldım.allahın emriyle evlendim olmadı bitti.parmaklarıma bir erkeğin sahiplik abidesi yüzüktense alnımın akını takmayı tercih ediyorum artık

  • dilek
    18 Aralık 2017 - 22:52 | Permalink

    illa Bir yere ait mi olmak gerekiyor. yuzuk nedir ula?

  • merve
    18 Aralık 2017 - 23:17 | Permalink

    onu bunu bilmem de şöyle hoş giyimli, boylu poslu, efendice kimi görsem parmağında alyans var arkadaş. nasıl oluyor bu iş? Ya öyle oldukları için “kapılmışlar” ya da birileri içindeki cevheri keşfedip evlenip o hale getirmiş beyfendiyi. çünkü alyanssız versiyonu yok o modelin :/

    işte o alyansı görünce şöyle önüm bakıp “Allah mutlu mesut etsin, ne diyelim, yuvasında mutludur inşallah.” diyoruz. Diyorum yani. Evli hanımlar müsterih olun.

    Alyansı yoksa da zaten “Allah sahibine bağışlasın” diyoruz, alenen yürümüyoruz adamlara, yine rahat olun. (gizli de yürümüyoruz. (sahi nasıl yürünür ki?) (Geçen iki evli arkadaş kocalarının ofislerindeki kızlara sadece bekar oldukları için neredeyse “şıllık” demedikleri kaldı da, o günden beri bir temkinliyim, malum bekarım.)

  • merve
    18 Aralık 2017 - 23:38 | Permalink

    bir de kadınlar da alyans gördüğümde ne düşündüğümü yazayım.
    “ay kaparlar tabi güzel kızı.”
    “Oha! bu cadaloz bile evlenmiş!”
    “ya nasıl evleniyor bu insanlar? nasıl yani, bir ömür? anlaşabilecekleri kişi karşılarına çıkmış yani?”
    “özenme merve, öyle bu çalışarak olan bir şey değil, nasip işte, hem belki mutlu değildir, üf iyice saçmaladın, Allah mutlu mesut etsin. Hem mutlu olman için parmağında alyans olmasına gerek yok. Tamam da olsa bir başka mutlu olmaz mı insan? belli olmaz o işler. amaan…”

    sonra alyans takınca da gelip buraya yazayım: bi b.k yokmuş.*

    *evli bir arkadaşımın evlilik müessesi hakkındaki yorumu.

  • Beyza
    19 Aralık 2017 - 00:03 | Permalink

    Parmağıma bakıp askinti olacak olan yüzük parmağının bi yaninda orta parmak var bi zahmet ona baksın. Olmayın böyle kadınlar olmayın. 11 yasında çalışmaya başladım. Okumadim ama her isi yaptım. Gittim Modelist oldum. Piyasa bozuldu temizliğe gittim, tekstilde sirtimda çuval tasidim 20 yasında 4 tane fıtık çıktı belimde simdi çok istesemde 5 ay sonra normal doğum yapamicam. Felç geçirme riskim var. Evlenmek istedim eşimin ailesi istemedi soran olunca ben adamı kacirdim diyorum cidden öyle de oldu. Olmayın böyle varsa taciz eden sözlü ve ya fiziksel çıkartın orta parmaginiza baskınlar. Bu bir mecaz ozsavunma şarttır güzel kadınlar yas farketmeksizin önce siz başlayın öğrenmeye sonra kız erkek ayirmaksizin çocuklarınıza öğretin. Varsa cevrenizde düzgün çocuk yetistirmeyen onlara da öğretin insan yetiştirmeyi. Bu dünya güzel olmak zorunda daha nice anne olacaklar var aramızda çocuklarımız için yesertmek zorundayız yarinlari. Haydi sevgi ile kızım ve ben sizi seviyoruz. Selametle

  • Emine
    19 Aralık 2017 - 12:49 | Permalink

    Sözlendiğimde tektaş değil başka bir şey aldım. Tektaş sevmiyorum. Alyans olarak da yüzyıl hatta daha önce de rastlanabilecek dümdüz bişey aldım. Çünkü öyle seviyorum. Trendlere göre zevkimi değiştirecek değilim. Gel gör ki arkadaşlar “bunu mu aldın yani, hmm yazık” gibilerden tepki verdiler. Neden tektaş ve beştaş yoktu. Size ne dimi?

    Erkeklere gelince, evlendiğimden beri alyanssız dışarı çıkmıyorum. Yüzüğü takınca bulunduğum ortamdaki erkeklerin artık daha ciddi, saygılı, seviyeli davrandığını görünce daha da sevdim. Bakışlar kesiliyordu artık. Müthiş rahatlık.
    Eşim de takıyor. Birbirimize bu konuda hiç bir istek ya da uyarıda bulunmadık. Sanırım ikimiz de seviyoruz takmayı.

  • Ezgi
    19 Aralık 2017 - 17:40 | Permalink

    Yüzük takmayı çok seven bir kadın olarak (gümüş,taşlı,taşsız , küçük, büyük bir sürü yüzdüğüm var) Yaklaşık 10 gündür alyans ve 15 gündür de tektaş yüzük takıyorum (yeni nişanlandım). Ve inanılmaz ağır geliyor parmağıma. Kaba ya da ağır yüzükler oldukları için değil, hissettirdiği sorumluluk nedeniyle ağır geliyor. Hatta zaman zaman parmağım sızlıyormuş gibi geliyor. Alışır mıyım bilmiyorum. Düğünden sonra çıkarırım herhalde. Eşim takmazsa bunu da sorun etmem.

  • Nihal
    20 Aralık 2017 - 11:26 | Permalink

    Alyans kadın olsun erkek olsun o kimsenin başının bağlı olduğunu belli eden simgedir. Gayette işlevseldir, Bu konuyla alakası olan insanlar için. Örneğin evlilik düşüncesiyle hayırlı eş aday adayı arayan kadın veya erkek kimseler bu parmakları odaklanmakta ve Alyansının olup olmadığına göre karşıdaki kişiyi değerlendirmeye almaktadır. Bu günlük hayatta yaşanan Bence gayet normal bir durumdur. Biz de her girdiğimiz ortamda elimizde evlilik cüzdanı sallayarak gidemeyeceğimize göre alyans takmak gayet pratik bir yöntemdir. lakin burada üzeri çizilmesi gereken nokta bir evlilikte Eğer kadın alyans takılıyorsa, erkek de takmalıdır. karı koca bu konuda aynı tavrı sergilemelidir. İkisi de alyans takmamayı da tercih edebilir. bu konuda ittifak etmeleri en sağlıklı olanıdır. not: ben de yaklaşık iki senedir alyans takmıyorum, nedeni ise Çoluk çocuk peşinde koşturuyor olmak. İnşallah normal hayata döndüğümde alyans takmayı düşünüyorum.

  • sıdıka
    20 Aralık 2017 - 16:19 | Permalink

    Biz evlenmeden önce yıllarca gümüş yüzük taktık hevesimizi almışız ki evlendikten sonra takmadık. Öyle planlı bir şey değil kendiliğinden gelişti. Zaten alyans hevesim olmadığı için alyansları memlekette ailelere aldırmıştık ki bize masraf olmasın :)

  • İspinoz
    27 Aralık 2017 - 22:57 | Permalink

    Evlenirken çok basit bir alyans seçmişim ama farkında değildim. Nişanlı iken iş yerindeki bayanlar her gün elime bakıyorlardı değişik yüzükler var mı diye. Anlamsız geliyordu. Nişanlı iken tek taş aldı eşim ama onun da sentetik olduğunu bir yıl sonra anladım. Parası ona yetmiş. Mevzu değildi benim için. Sonra onu sattım, ilk aldığım alyans da. Basit düz bir alyans aldım. Asıl önemli olay ilk iki sene çok önemsedim bu mevzuyu. Eşime kızıyorum unuttuğunda. Kendim de unutursam takmayı aldatmış filan hissediyordum. Şimdi başka noktadayım. Aramızdaki bağ birey olmama saygı duyduğu ve duyduğum için güçlü. Yüzük sembol o kadar. Eşyaya gereğinden fazla yüklenen anlam anlamın kendisi oluyor zamanla. Ölçü, herkese lazım.

  • İspinoz için bir cevap yazın Cevabı iptal et

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir