REÇEL

Dur! Boşanıyorum (Belki)

Sürekli bir tacizle yaşarsan karşındaki büyür, sen küçülürsün.

Konuk Yazar: Haşime Elif Kılıçarslan

image

Bugün onunla dertleştik. Boşanamayan bir kadınla. Uçurumun eşiğinde sürekli kendi sesini dinleyen kadınlar. Hele erkek boşanmak istemiyorsa, bir de üzerine seviyorsa. “Sürünürsün, üç kuruşa muhtaç olursun, perişan olursun vb…”

Bir gün başörtüsünden boynu gözükmüş. Ya onun arkadaşları onun karısı olduğunu bilmeden görseymiş ve laf atsalarmış, o ne yaparmış? Ya da ceketinin önü açık olursa insanlar onun karısı hakkında ne düşünürmüş?

Böyle böyle geçmiş zaman. Eğer elinde yeterince güç ve para olsa akıl hastanesine bile yatırırdı karısını, deli diye. Büyük çoğunluk da iman ederdi. Sürekli oğluna “annen hasta” demesi. Annen hasta çünkü babandan ayrılmak istiyor. Bir gün oğluyla dizi izliyorlar. Dizideki adam ayrılmak isteyen karısını boğuyor, oğlunun gözü önünde. Oğlu “anne umarım bu senin başına gelmez” diyor ve sımsıkı sarılıyor. Gülüyor kadın, olur mu oğlum öyle şey. O sadece bir dizi (!).

Diziler, her gün ekranda bilmem kaçıncı kadın cinayeti. Cinayetin en ince ayrıntıları. Hatta bir sürü karikatür. Dram, espiri, yakınma… Maruz kaldığımız şeyi bu kadar çok kanıksayabilirdik herhalde. Normalleştirdiklerimizden başlıyor sorunlar… Hele o iyi hal indirimleri…

Evin içinde sürekli taciz, küfür, tehdit… Dışında o bir melek. İyi bir erkek ve baba. Kime ne anlatabilirsin? Bazen en yakınındaki bile abartıyor mu acaba diye sormaz mı? Bir erkek seviyorsa sen ya yalancı olacaksın ya da sahiden iyi planların olacak. Sahi kadınlar iyi planlar yapar değil mi? “Öyleyse ben neden beceremiyorum?” sorusu.

Sürekli bir tacizle yaşarsan karşındaki büyür, sen küçülürsün. Erkeğe iman etmeye hazır bir toplum, eş, dost, arkadaşlar var. “Daha iyisini mi bulacaksın?” Sanırım boşanmak isteyen kadınlara kalkan en iyi sopalardan biri bu. Hemen arkasından “ya çocuklar” diye devam eder. Sürekli bir balkon konuşması yapmak zorundasınız. Herkes nedenini bilmek ister. Hiçbir açıklama kesmez. Asla yeterli olmaz. Dayanma eşiği nedir? Nerede haklı olunur?

Ancak koca öldüğünde. Tüm toplum kucaklamaya hazırdır. Ama boşanmak istiyorsan kocan ayrı, toplum ayrı cezalandırır. Bir arkadaşımla dertleştim. Üçüncü denememde boşanabildim, dedi. Her alanda savaşılmıyor. Herkesle ayrı savaşıyorsun. En sevdiklerin birden düşmana dönüşebiliyor. “Hepsi senin iyiliğin için. Şu an sen iyi düşünemiyorsun.” Neden? Kaç şiddet haklı yapar beni. Ya da bir gün gerçekten üçüncü sayfa haberi olmak mı? Yaşadıkların o kadar kötüdür ki abarttığına inanmak isterler. Sakinleşmek, vicdanlarını rahatlatmak için mi? İnanın bilmiyorum. Sadece “olmuyor, yürümüyor” deseniz. Bencilliğinize(!) güzellemeler dinlemeye hazır olun.

Bir kadın çocuklarına rağmen yetti, bitti diyorsa yetmiştir. Kimin haklı olduğunun ne önemi var? Ama toplum, eş, dost haklı “kim oyununu” illa oynamak ister. Tek istediğiniz birazcık ama birazcık anlaşılmak. Birinin seni anlıyorum demesine ihtiyacınız vardır. Bunu diyenler bile eninde sonunda sıkılır ve haklı kim oyununa illa gözleri kayar. Karşılıklı suçlamalar… Ne evliliğin ne de boşanmanın haklı(!) tarafı olur mu?
Sonra mı?
Erkek ne yapsa haklıdır. Kışkırtmış, rahat durmamışsınızdır. Yoksa bir erkek(!) tüm bunları neden yapsın.

Anlaşılmayı beklemek en büyük hatanız olur. Toplumun en ciciş ezberidir “evlilik”. En büyük günahlardan biridir “boşanmak”. Bu ezberi tekrarlamaktan sıkılmazlar. En iyi geviş getirdiklerimiz listesinde bir numaraya oynar. Hayat hepimiz için kısa. Yola devam etmeli. Hayatın ortasına “mihenk taşı” olarak kendimizi koyarak. Aldırma, yürü…

Konuk Yazar

5 yorum

  • Evleneceğin zaman lar da acabalar hep vardır ama genelde çok da sorgulamadan güven duyarsan 100% emin bir şekilde evlilik masasına oturursun.. boşanma öyle değil hiç bir zaman 100% emin olmasin.. onun için öyle zor alınan bir kararki.. kimsenin dediğini aldırmayın. Destek olan larini yanında olun ama sizi tam olarak anlişyan birini bulamasiniz..

    Birde çocuk olunca tam olarak boşanamiyorsun..medeni kala bilek güzel ama acı veriyor yinede..

    Ama zamanla alışıyorsun.. mesela bugün benim ex-kayinvaldem ve Kaynattam gelecek çocuklari ve beni ziyarete.. bakalım bu bosanmadan sonra ilk ziyaretleri ama iyi geçeceğini umuyorum

    Bir gün bende boşanma hikayemi buraya yazacam inş.

  • hayatın ortasına mihenk taşı olarak “kendi”ni koymak. hayatın her safhasına “Allah”ı koymaya ne dersin? İşine gelmedi mi? “Bencilsin” desem erkek olarak ben suçluyum değil mi? Erkeğim ya zaten baştan suçluyum sana göre. Babalarımız zulmetti diye biz de gittik güme. Adalet? Ya da bir müslüman ne kadar feminist olabilir? Feminist bir kadın ne kadar müslüman olabilir? Bunları sorgulama hakkım da yoktur kesin. Erkeğim sonuçta. Boşanma hakkında bir çok yazı yazılıyor. Elimden geldiğince takip ediyorum. Ama hep bir lafı geveleme, dolandırma… Neden boşanıyorsun? Şiddet? Amenna. Ama “canım öyle istiyor” ve “heyecanım ve sevgim bitti” gibi maddecilik kokan cümleler ne oluyor? Aile kurumunu bu kadar itin kıçına sokmanın manası neden? Ne kadar akilsiniz yahu? Allah için güvenmek istiyorum size.

    • şu yazıda defalarca şiddet lafzı geçmesine rağmen hala hanımın boşanma nedenini beğenemediniz mi niyazi bey? babalarınıza kabahat bulmayın. kadınların beyanını bir türlü beğenemeyen kendinizi sorgulayın.

    • “Ya da bir müslüman ne kadar feminist olabilir? Feminist bir kadın ne kadar müslüman olabilir?” bence siz siz olun, kendinizden başkasının imanını sorgulamaya bu kadar hevesli olmayın :)

  • Anne ve babanın artık ilişkilerine devam edemiyor oluşu, aile kurumunu yok etmez ve ya aşağılamaz. Ben anlamıyorum azıcık sesi çıkan bir kadın hemencecik namussuz şımarık oluverirken, kadını ilgisiz sevgisiz bırakıp süs bitkisine çevirenler, şiddet uyguyayıpntaciz/tecavüz eden kocalar neden hiç sorgulanmıyor? Merkeze Allah’ı koymaya bı kadar niyetiniz varsa, Allah’a zulüm edilen bu canların hesabının verileceğini de bilin. Bakın evlilik içi tecavüz diye bir kavram var, evlenen kadınların bir çoğu zaten cinsellik diye bir kelimeyi ağızlarına almayıp sessizce bitmesini bekliyorlar, bakın sayın Orhanlar bu apaçık bir boşanma sebebidir. Hem de bu topraklarda dahi.