Genel

Çifte Standart

Konuk Yazar: Fatma Feyza

Jones-Quintuplets

Türk toplumunda kız çocuklarının yeri hep çok ayrı olmuştur. Taşıması gereken “namus” statüsü sayesinde dikkat etmesi gereken ve sorumlu olduğu çok fazla görevi vardır.

3 kız çocuğu olan ailemde erkek çocuğunun nasıl yetiştirildiğini görme imkânım olmasa da sahip olduğum 10 küsur erkek kuzenimle aramızda yetiştirilme tarzımızı fark etmek hiç de zor olmadı. Küçükken babaannem hepimizin Kuran kursuna gitmemizi istedi. Hepimiz gittik, aynı duaları öğrendik. Ama erkek kuzenlerimin yolu bir yerde son buldu. Biz ise hiçbir zaman bitmeyecek bir temsiliyetin altına sokulduk: Ergenlik.

Buluğ çağlarına geldiğimizde biz kızlar başımızı örterek ve 5 vakit namaza başlayarak yolumuza devam ederken, erkekler Kuran kursunda öğrendiklerini dahi unutma yolunda emin adımlarla ilerlemeye başladılar. Biz kızların erkek arkadaşı dahi olamazken, erkeklerin kız arkadaşlarının olması kikirdeşmelerle karşılanırdı. Gece hayatı elbette bizde sıfırdı ama “erkek çocuğu”ydu işte… Nereye kadar kontrol edilebilirdi ki, olsundu… Elinin kiriydi belki de! Falancanın kızlarının giydikleri, gezdikleri hakkında konuşulur, erkeklerine hiç bakılmazdı… Ninelerimiz, namaz kılmayan erkek torunlarına, namazlı niyazlı kız arardı. Aslında çifte standart tam da buydu. En yakınımızda, kendi ailemizde öğrendik biz çifte standardın ne demek olduğunu.

En basitinden Kuran kursu mezunu annem ile namaz bile kılmayan babamı –denklik kuralına göre-evlendiren aynı dindarlığa sahip ataerkil babaanne ve anneanneme soruyorum: Bu kadar mı değersizdi kızlarınız gözünüzde? Bize biraz değerli olduğumuzu hissettirmek hiç mi geçmedi aklınızdan? Ama doğru ya kadın, kocası “gavurluk” dahi yapsa ona katlanmakla gerçek bir Mü’mine olurdu!

8 Yorum

  • sb
    29 Aralık 2014 - 13:15 | Permalink

    Anneanneler ikiz mi diye dusunmedim degil.
    ‘Olan sana olur kizim, kalan sende kalir. Erkegin elinin kiridir.’

  • cik
    29 Aralık 2014 - 14:53 | Permalink

    bu çifte standart nedense kadınlar tarafından daha çok uygulanıyor. bir annenin kızına davranışıyla babanın oğluna davranışı aynı gibi. ve tam tersi. nedense hemcinsler empati yoksunu. anne kızına babadan daha zor izin veriyor. baba da oğluna. kontrol anneyse kızlar daha zor bir hayat yaşıyor. diye düşünüyorum.

  • Busra Eser
    29 Aralık 2014 - 20:40 | Permalink

    Eline sağlık Feyza, bana bir sürü şey hatırlattı bu yazı. Kızına, bir hata eder; okursa kocasına hizmet etmez vs… diye lise okutmamayı düşünen (yıl 2010!!) yakınımızın erkek çocuğunun sevgilisi olduğunda “O yaşlarda biz de aşık olmadık mı, ne var bunda.” diyerek anlayışın ve özgürlüğün tepelerinde gezindiğini görmek baya sarsmıştı beni. Ya da aynı dediğin gibi oğlunun kız arkadaşları olmasını “Heheh kızlar da bizimkinin peşini bırakmıyor.” diye anlatan aileler de vardı, muhtemelen gelecekleri de senin anlattığın gibi bi evlilik olacak bu oğulların. Ne diyelim Allah ıslah etsin.

  • 30 Aralık 2014 - 09:26 | Permalink

    Neden böyle yapılıyor ben de anlamıyorum. Mesela kadınların namaz kılması normal karşılanırken; erkeklerden namaz kılanlar daha bir gözde büyüyor. Bir kız namaz kılan biriyle evlenince “Abdestinde namazından erkekle evlenmiş” gibi söylentiler olurken. Erkek için böyle bir şey olmaz. Mesela erkeklerin tesettürü olmaz diye de bir inanç var. İslam bu değil.

  • asude
    30 Aralık 2014 - 14:59 | Permalink

    işin ilginç yanı da bu eşitsizliğe en fazla hizmet eden erkekleri yetiştirenlerin yine kadınlar olması.

  • bir mecnun
    30 Aralık 2014 - 17:38 | Permalink

    Ya eliniz kalem tutuyo maşallah. Bir de “bizim kızımız çok kıymetli. En iyisine layık.” tavrını eleştirseniz. Annelerin bilinçlenmesi şart :( mecnun ettiler bizi:(

    • Reçel Blog
      30 Aralık 2014 - 18:43 | Permalink

      Listemizde böyle bir yazı var; bugün, yarın çıkar. Beklemede kalınız :)

  • 4 Ocak 2015 - 18:06 | Permalink

    Okurken acaba bu yazı benim mi diye düşündüm :)
    Babaanne ve anneannemin yüzlerine karşı defalarca söylememe rağmen idrak etmelerini sağlayamadığım bu “gerçek” diğer yorum yapanların dediği gibi yine anneler tarafından devam ettiriliyor. Daha geçen gün ofisteki bir erkek çalışan yüzüme karşı “ilişkide düzeltici rol kadına verilmiştir dinimizde. Erkek algılayamaz düşünemez sen onu doğruya götüreceksin, sen dine yönlendireceksin, elinde tutacaksın.” dedi. Gerinip gerinip ağzına vurup al işte düzelttim demek geldi içimden.(yapamadı onun yerine bir saat anlar umuduyla laf anlattı ama yine de o anlamadı) Eğitimle aklı örtülen kadın ve erkekler bizi reçel’e yazmak zorunda bırakan :)
    Kaleminize sağlık…

  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir